Mardin Gezisi

Kaan ve Dilek Yeğinsü – Mardin Hatırası

Şimdiye kadar gördüğümüz her yerden çok daha farklı ve büyülü bir güzelliği olduğuna dair methini öyle çok duymuştum ki, Sofra Dergisi ve Türk Telekom‘dan, #SofraBuluşmaları kapsamında 2 günlük Gastronomik Mardin Turu daveti gelince, bu harika ekiple, Mezopotamya’nın incisi Mardin‘i gezme fikrini çok sevdik. Toplamda 36 saat geçirdiğimiz Mardin’de, dolu dolu bir programla hem Sevgili Nedim Atilla‘nın anlatımıyla şehrin en ikonik yerlerini ziyaret ettik, hem de tarihi dokusuna, harika coğrafyasına ve dünya iyisi insanlarına hayran kaldığımız bu taşın, inancın ve lezzetin şehri kabul edilen, “Medeniyetler beşiği” kadim toprakların her köşesinde güzel anılar biriktirdik.

Mardin’e Ulaşım Nasıl?

Sabah erkenden uçacağımız için, tüm ekip İstanbul Atatürk Havalimanı‘nda buluşup, Türk Hava Yolları’nın tarifeli uçağıyla yaklaşık 2 saatte Mardin Havaalanına vardık. Buradan şehir merkezine gitmek üzere minibüslere binebildiğiniz gibi, araç da kiralayabiliyorsunuz. İlk iş, tur otobüsümüze atladık ve Artuklu’daki 5 yıldızlı Erdoba Elegance Hotel‘e eşyalarımızı bırakarak, hiç zaman kaybetmeden şehri keşfe çıktık. Dile kolay, Sümerler, Hititler, Asurlar, Urartular, Persler, Romalılar, Selçuklular, Bizanslılar, Araplar, Osmanlılar dahil olmak üzere tarih boyunca pek çok farklı kültüre ev sahipliği yapan bir şehir Mardin.

Üşengeç Şef ve Deklancheur ile Mardin Gezisi Başlasın!

Mardin Nerede?

İpek Yolu üzerinde yer alan ve Yukarı Mezopotamya‘nın en eski yerleşimlerinden olan Mardin, Güneydoğu Anadolu bölgesinin de önemli şehirlerinden biri. “Gecesi gerganlık, gündüzü seyranlık” deniliyor Mardin için. Tabi bu söz Eski mardin için geçerli olmalı. Çünkü yeni Mardin çarpık yapılaşma, çanak anten karmaşası ve betonlaşmadan bayağı bir nasibini almış maalesef.

Mardin’e Hangi Aylarda Gitmeli?

İstanbul’da hava 2 C dereceler civarında ve bol sağanak yağmurlu olmasına rağmen, şansımıza Aralık ayında bizi güneşli ve enfes bir gökyüzü karşıladı Mardin’de. Bizden önceki 2 gün boyunca devamlı yağmur yağmış oysa. Tedbiren yanımıza termal içlikler, eldivenler, atkılar almıştık ama gün içinde en çok güneş gözlüğüne ihtiyacımız oldu desem yeridir. Güneşin tepede olduğu saatlerde, mantomuzun önü açık şekilde hiç üşümeden gezdik. Hava kararırken tabi karasal iklimin gereğiyle, aniden serinledi, Allahtan her türlü hazırlığımız vardı ama hiç yağmur yağmaması rahatça gezmemizde büyük kolaylık oldu gerçekten.


Mardin Gezisi

Öğrendiğimiz kadarıyla, eğer her yeri yemyeşil haliyle görmek istiyorsanız, Nisan Mayıs en güzel aylar. Yazın aşırı sıcak olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Bu arada konaklama için Eski Mardin’deki otantik mimarili otelleri seçerseniz, şehrin en ikonik yerlerine yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Üşengeç Şef Dilek Yeğinsü ile Mardin Gezisi

Mardin’de Görülecek Gezilecek Yerler

Mardin’de görülmesi gereken yerlerin başında “Kartal yuvası” da denilen Mardin Kalesi ve eski Mardin’deki sarı rengi taş mimarili konaklar geldiği gibi, inanç turizmi kapsamında en çok Hz. Muhammed’in ayak izinin bulunduğu Hatuniye Medresesi, Sakal-ı Şerif’in bulunduğu Ulu Cami, Zinciriye ve Kasımiye Medreseleri; ayrıca Süryanilerin kutsal kabul ettiği Turabdin Dağı’ndaki Mor Gabriel Manastırı ile Meryem Ana Kilisesi, Kırklar Kilisesi, Deyrulzafaran Manastırı, Mor Yakup Manastırı, Mor Dimet Manastırı ve Yezidilerin Midyat köylerindeki tapınakları, Darka Antik Kenti, Mardin Kent Müzesi ve Sabancı Müzesi de ziyaret edilecek diğer önemli noktalar arasında.

Mardin’in Hoşgörülü ve Efendi İnsanları

Mardin’de tanıştığımız insanlar inanılmaz efendi, güleryüzlü ve misafirperver olmasıyla gönlümüzü kazandı. Binlerce yıldır farklı din ve dillere mensup insanların ”hoşgörü” içerisinde yaşamasının bunda büyük etkisi olsa gerek. Dar dar sokaklarında dolaşırken mimarisi, tarihi ve kültürel değerleri ile insanı tarihte gezintiye çıkaran kadim bir şehir burası.

Değerli Şairlerimizden Nursen Deliktaş, Mardin için şu dizelerinde ne güzel söylemiş…                 

Taşın ve İnancın Şehri Mardin

Hala bulamadıysan bu dünyada manevi huzuru
Ya da varsa seni üzen bir sürü elemin derdin
Görmen gereken bir tek yer var dünyada şu an
Sükûnetin, inancın, mantığın, kardeşliğin mekanı
Taşın ve inancın şehri Mardin… Mardin!

                                                 Nursen Deliktaş

Eski Mardin

Eski Mardin’de evler yöreye has sarı kalker taşı kullanılarak, taş işçiliğiyle
dağın yamacına üst üste teras şeklinde inşa edildiğinden, hiç bir ev, bir başkasının güneşine ya da manzarasına engel değil. Hepsi Mezopotamya’yı selamlar halde… Yolun tek yönlü aktığı, tek bir caddesi bulunuyor. Caddenin alt ve üst sokakları öyle dar ki araç giremiyor, çöp toplamayı bile belediyenin kadrolu eşekleriyle yapıyorlarmış düşünün artık. Bu bölge pek çok tarihi cami, kilise, eski konaklardan oluşuyor. Kendinizi burada, zamanda yolculukla Ortaçağ’a ışınlanmış gibi hissedebilirsiniz. Ana cadde üzerinde ise tarihi oteller, dükkanlar ve yerel el sanatları icra eden zanatkarlar yer alıyor.


Eski Mardin – Mardin Gezisi

Biz Mardin’de Nereleri Gördük?

İlk olarak Kasımiye Medresesi’ni ziyaret ettik. Yapımına Artuklular döneminde başlanan ve 15.yüzyılda tamamlanan bu medrese, Mardin’in en önemli eğitim kurumlarından biri ve içerisinde cami ve türbe de yer alıyor.

Yaklaşık Mardin’den 1 saatlik araba yolculuğu sonrasında Midyat‘a geldik. Midyat’ın hemen her köşesinde, barışın simgesi, beyaz güvercin sembolleri dikkat çekiyor.

Öğle yemeğinde Midyat Çağ Sofrası‘nın Kaburga dolması, Bitlis Büryani, Erzurum Cağ kebabı da bulunan menüsünden, önce kapalı lahmacun da denilen Sembüsek, ardından bol acılı bir sebzeli türlü ve karışık Midyat tabağından tadıldı.

Cağ Kebabı
Karışık Midyat Tabağı

Ardından Midyat’a 22 kilometre uzaklıktaki Yayvantepe köyünde bulunan Mor Gabriel Süryani Manastırı‘na vardık. 397 yılında kurulan mabet, dünyanın en eski faal manastırlarından biri. Yani tam 1621 yıllık. ibadethane yerini ve kutsal bölümlerini, tarihi bilgileriyle birlikte rehber Kuryakos Acar’dan dinledik.

Mor Gabriel Manastırı – Mardin Gezisi
Mor Gabriel Manastırı – Mardin Gezisi

Gün batımına doğru kahvelerimizi içmek üzere Midyat’taki Devlet Konuk Evi‘ne çıktık. Onca yokuş ve merdiven sonrası cafe bölümünün kapalı olduğunu duymak hayal kırıklığı olsa da, terasına çıkıldığında karşılaşılan Midyat manzarası ve özellikle bu enfes balkonu için değerdi. Burası ilk olarak “Sıla” dizisinin çekilmesiyle tanınmaya başlamış ve daha sonra pek çok diziye ev sahipliği yapmış. Siz de görmek isterseniz, Midyat-Mardin dolmuşları ile Midyat’a geldiğinizde, Gümüşçüler Çarşısı’ndan 250 metre kadar yukarıda yer alıyor.

Midyat Devlet Konuk Evi

Akşam yemeği için Cercis Murat Konağı‘ndaydık. Şehrin en iyi restoranlarından kabul edilen mekan, eski bir Süryani konağında yer alıyor. Burada birbirinden lezzetli mezelerle, enginarlı yaprak sarmasıyla başlayan gecede, canlı müzik eşliğinde Mardin yöresine ait güzel türkülerle, önce yerlerimizde, sonra dans pistinde eğlenilen keyifli saatlerle geçirdik. Sonrasında güleryüzlü ekibin tüm çalışanlarının dahil olduğu davullu zurnalı bir şovla, kazan kebabı sunumu yapıldı.


Cercis Murat Konağı – Mardin

Cercis Murat Konağı – Mardin

Cercis Murat Konağı – Mardin

Cercis Murat Konağı – Mardin

Ertesi gün kahvaltıdan sonra Mardin çöreğine yarenlik eden çaylarımızı Mezopotamya Çay Bahçesi‘nin enfes manzarasına karşı, masmavi ve muhteşem bir gökyüzü altında yudumladık. Buradaki fotoğraflarımızda yüzünden gülümsemesi eksik olmayan dünya iyisi insan Yusuf Bey, arzu ederseniz size acı kahve (mırra) da yapabilirim dedi. Tadını merak ediyorsanız Mırranızı bu manzaraya karşı için derim 🙂


Mezopotamya Çay Bahçesi – Mardin Gezisi

Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyal Tesisi ve Uygulama Oteli

Hemen karşısında yer alan Mardin Artuklu Üniversitesinin sosyal tesisi ve uygulama oteli olarak kiraladığı, eski PTT binası olan yapıya çıktığımızda ise bizi çay bahçesininkinden bile büyüleyici bir manzara karşıladı.


Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyal Tesisi ve Uygulama Oteli

Mardin gezisinin bu durağında, Mardin’den 4 kilometre uzaklıkta bulunan ve adını safrandan alan Deyrulzafaran Manastırı‘na geçtik. 1932 yılına dek Süryanilerin patrikhane merkezi olarak kullanılan, 1500 yıllık tarihe sahip manastırın içinde kafe ve hediyelik eşya satan bir dükkan da var. Mardin çöreği ve kahvesi kadar, buradaki karanfilli ve safranlı çayın tadı ve kokusu da enfesti. Nedim Atilla’nın yaptığı keyifli bir sürprizle burada, zamanla unutulmamasını dilediği Kliçe Töreni adı verilen bir ritüel gerçekleştirdik ve bu gezi esnasında ilk kez tanışan insanlar olarak, gruplara ayrıldık ve elimizde tuttuğumuz Süryani çöreklerini paylaşarak, bugünden sonra da arkadaş kalma sözü verdik birbirimize.

Mardin Çöreği – Mardin Gezisi
Dara Antik kentine doğru giderken, Suriye sınırına 10 km uzaklıkta

Mardin’den Nusaybin’e giderken, 30. kilometre’de yer alan Dara Harabeleri’ni görmeye gittik. Rivayete göre burası Büyük İskender ile M.Ö. 336-330 yılları arasında hüküm süren Pers Kralı 3. Darius’un (Dara) savaştığı yermiş. Eskiden bu arazide top oynayarak büyüyen, daha sonra aşırı yağış nedeniyle toprağın çökmesi sonucu ortaya çıkan tarihi kalıntıların farkedilmesiyle yapılan kazı çalışmalarının yürütülmesinde büyük emeği olan ve kendi evinin altında da, geçmişte su sarnıcı olarak kullanıldığı düşünülen, “Yere Batan Sarnıcı”na benzeyen, akıl almaz bir bölümün, yine şans eseri keşfedildiği Mehmet Bey’in rehberliğinde gezdik buraları.

Darka Antik Kent – Mardin Gezisi

Henüz sadece yüzde 5’i gün yüzüne çıkartılabilen Dara Antik Kenti, bir açık hava müzesi olarak ödül almış ancak maalesef daha %95’i hala yerin altındayken nedense ödenek kesilmiş. Tamamı çıkarılsa burası “Mezopotamya’nın Efes’i” olabilirdi diyorlar oysa.

Mardin’den Ne Alınır?

Mardin’den telkari tekniğiyle işlenmiş takılar, zanaatkarların el emeğiyle ince ince şekil verdiği bakır aksesuarlar, hayalet şeker de denilen mavi renkli badem şekeri, peksimet ekmeği, cevizli sucuk, Süryani şarabı, Şahmeran bileklikler, Mardin leblebisi, bıttım sabunu, kuruyemiş ve menengiç kahvesi alınabilir.

Mardin’de En iyi Gün Batımı Manzarası

Bu rüya gibi şehirde güneşi batırmak için en iyi noktalardan birisi olan Reyhani Kasrı Otel’in terasına çıktık ve işte bu büyüleyici manzara ile unutulmaz bir Mardin gezisinin de sonuna gelmiş olduk.

Mardin’de Gün batımı

Reyhani Kasrı Otel – Mardin Gezisi

Bu 36 saatlik Mardin gezisini, adeta bizim yanımızdaymışcasına yaşamak isterseniz,Üşengeç Şef youtube kanalımdaki eğlenceli Vlog videomuzu buraya tıklayarak hemen siz de izleyebilirsiniz. Beğenirseniz beğen tuşuna basmayı ve bu tarz videolarımızın devamının gelmesini isterseniz, kanalıma abone olmayı da unutmayın.

Mardin’den herkese sevgiler!

1 yorum yapıldı

  • Ah tekrar gezer gibi oldum yazınızı okurken hele bir de adaşımın şiiri var ki ona bayıldım aynı şeyleri düşünmüş ama düşünmekle kalmamış o dizelere dökmüş.Sizin yazınız da bana ilham verdi ben de yazmalıyım en kısa zamanda Mardini

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.