Bodrum Turgutreis Marina’daki Simit Sarayı’nda Kahvaltı

Tam bir simit delisiyim. Öyle ki, karnım tok bile olsa, fırından yeni çıkmış, dumanı üstünde tüten simitlerin yanından asla almadan geçmem, geçemem! Ama tadı-tuzu, pekmezi-susamı filan, her şeyi yerli yerinde ve tam kıvamında olacak! Hamur hamur kalmamış ama fazla da kavrulmamışından şöyle! Bundan yıllar yıllar önce Amsterdam‘a varır varmaz, Dam Square‘de açılan ilk “Simit Sarayı“nı gördüğümde boş bulunup, mutluluktan havalara uçmuşluğum vardır ki, o halim hala nesilden nesile anlatılır 🙂  Yahu daha İstanbul’dan ayrılalı şunun şurasında 4 saat olmamış, bu neyin heyecanı değil mi ama? İşte bendeki durum böyle olunca, geçtiğimiz hafta Bodrum‘dayken, bir değişiklik olsun dedik ve kahvaltımızı, D-Marin Turgutreis‘de daha 1 hafta önce açıldığını duyduğumuz “Simit Sarayı“nda, fırından yeni çıkmış simitler eşliğinde marina manzarasına karşı yaptık.

5 km uzunluğundaki kumsalıyla ve kıyı boyunca dizilmiş restoran ve barlarıyla Turgutreis, Bodrum’da dinlenmek ve keyif yapmak için ideal bir sahil kasabası. Genelde Bodrum’da Yaz-Kış konaklayanların yerleştiği ve hatta izlenimlerime göre, daha çok orta yaş ve üstü insanların, emekliliklerini geçirmek üzere tercih ettiği bir bölge burası. Aynen Cumartesi günleri kurulan yerel pazar gibi; cafe, restaurant ve mağazalarıyla, Turgutreis marina‘daki açık hava yaşam merkezi olan D-Marin Turgutreis de,  gerek bölge halkı, gerekse çevre tatil beldelerine gelen turistler tarafından oldukça ilgi görüyor.

Marinaya hakim bir konumda, hemen deniz kenarında bulunan Simit Sarayı‘na adım attığım anda, İstanbul’dan aşina olduğum bu tarz dükkanlara oranla, inanılmaz şık ve modern bir şekilde dekore edilmesi dikkatimi çekti. Girer girmez duvarda yemyeşil bir dikey bahçe göze çarpıyor. Kahvaltı sonrasında kahvemi muhakkak bu bölümde alırım diye plan yapıyorum, elimde değil:)

Tezgaha yaklaştığımda, şansıma mis gibi pişmiş, çıtır çıtır, bol susamlı simitler, tam da o saniye fırından çıkarılıyor. Allahım bayılazaiiiim! Bu çıkan partinin hepsi benim olsa hapur hupur bıkmadan yiyebilirim, o derece! Kaç çeşit şimit var soruyorum; Susamlı, ayçekirdekli, çubuk şeklinde, tahıllı ve çikolatalı simide ilaveten, şimdi artık çiyalı simit de üretiyorlarmış. 6 çeşit arasından gönlünüze göre seçin işte! Benim ilk göz ağrım olan susamlı simit, kahvaltımın olmazsa olmazı!

Bu arada her susamlı simidi de severim anlaşılmasın! Mesela Pastane tarzı simitlerle oldum olası aram yoktur. Kandil simitlerinin yeri ayrı tabi 🙂 Ama taze bir sokak simidinin lezzetini de hiç bir şeye değişmem.  Simit Sarayı’nınki de, sokak simidi lezzetinde ve hatta daha da iyisi… Çünkü yarı mamul üretimi; dünya standartlarında üretim yapan, son teknolojiyle donatılmış, dünyanın en yüksek kapasiteli dev tesislerinde, ISO kalite sistemlerine uygun olarak yapılıyormuş. Bugün geldiği noktada dünya çapında 22’den fazla ülkede, yaklaşık 430 mağaza ile yer alan global bir marka olarak, sadece İngiltere’de 20’nin üzerinde şubeleri varmış. Tüm bunları mekanın inanılmaz pozitif ve güleryüzlü işletmecisi olan Sevgili Murat Öztürk ile tanıştığımda, kendisinden dinledim.

Murat Bey de benim gibi, dekorasyona ve ışıltıya meraklı, oldukça zevk sahibi; çocukluk ve gençliği, aynen eşim gibi Bağdat Caddesi’nde geçmiş birisi olarak, mağazanın her bir köşesine fazlasıyla özen gösterip, tek tek tüm detaylarıyla bizzat ilgilenmiş. Şimdiye kadar gördüğüm en şık tuvaletlerden biriyle, bir Simit Sarayı’nda karşılacaksın deseler, büyük ihtimalle inanmazdım herhalde:) D-Marin Turgutreis’den sonra, Bodrum’daki ikinci Simit Sarayı’nı yine çok yakında Midtown AVM’de açacaklarmış.

Kahvaltıya dönecek olursak… Standart kahvaltı tabağı olduğu gibi, arzu ederseniz çift kişilik spesiyal  serpme kahvaltı da alabiliyorsunuz. İçinde sahanda yumurtasından, peynir ve şarküteri çeşitlerine kadar pek çok şey var. Ve tabi ki bol bol da çay. Arzu ederseniz yanına su böreği, menemen, omlet gibi ilaveler de yapabiliyorsunuz.

Mekan iki katlı. Arzu ederseniz dışarıda hemen suyun kenarındaki masalarda oturmak mümkün olduğu gibi, klimalı ortam tercih ederseniz, içeride kapalı bölümü de var. Üst katta inanılmaz keyifli bir teras söz konusu. Çıkar çıkmaz kararımızı etkileyen şey bu manzara oldu. Çay, peynir ve simit eşleşmesiyle güne başlamak gibisi yok! Bir de üzerine hemen karşınızda fuşya rengi begonviller ve  bembeyaz teknelerin yer aldığı pek düzenli bir marina manzarası varsa, değmeyin keyfimize.

Simit Sarayı’nda sadece simit yok tabi. Kekler, börekler, açmalar, poğaçalar, tatlı-tuzlu kurabiyeler, sandöviçler, çeşit çeşit tatlılar, pastalar… Hatta renk renk makaronlar bile yapmışlar. Denedin mi derseniz, valla onlara hiç sıra gelemedi çünkü kahvaltı oldukça doyurucuydu.

Eşimle, Murat Bey’in “Caddeli” olmasından dolayı pek çok ortak arkadaşı da çıkınca, konu konuyu açtı, bayağı bir sohbet ettik. Türk kahvelerimizi de içeride klimalı ortamda, ilk girerken gözüme kestirdiğim dikey bahçeli masada aldık.

D-Marin Turgutreis’de yeni açılan bu Simit Sarayı’nın şık ambiyansını yansıtan, çok kısacık bir videoya şuradan ulaşabilirsiniz.

“Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında, mis gibi simitler yaparak, tüm dünyaya tadını ve adını duyurup, sevdirme hayali” ile başlayan Simit Sarayı’nın serüveni hızla devam ederken, biz de çok sevdiğimiz Bodrumumuz’daki ilk şubesinde bu vesileyle ilk kahvaltımızı yapmış olduk. Hayırlı uğurlu olması dileğiyle…

Simit Sarayı D-Marin Turgutreis Şubesi İletişim Bilgileri:

Turgutreis Mahallesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı Bodrum/Muğla

1 yorum yapıldı

  • Bayıldım kii harikaa her şeyi ile mekanı iç dizaynı hele o manzara eşliğinde kahvaltı etmek dahada zevkli saatlerce uzayan kahvaltı en çok sevdiğimdir bütün güzellikler bir arada…Simite bende hayır diyemem.Bu arada resimler bir harika masallar diyarında gibisiniz…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir