Kisir Tarifi

Çocukluğumdan beri güzel yapılmış Kısır’a bayılırım. Misafir gelsin gelmesin, her fırsatta içinden gelerek, kekler, börekler, sarmalar, dolmalar, poğaçalar, pastalar, hatta hiç üşenmeden dondurmalar bile hazırlayan annemin mutfağında, Kısır’a bi’ türlü sıra gelemediğinden olsa gerek; başkalarının evine bir davete gittiğimizde, ikramlar arasında, başka hiçbir şey değil ama, layığıyla hazırlanmış, bol malzemeli bir Kısır olması için dua ederdim:)

Şimdi size, öz anneciğinizin yapmayacağı bir jest yapıp, kendimi bildim bileli en sevdiğim şekliyle, tadına bir bakanın bir daha unutamadığı ve illa tarifini istediği “Kısır”ımı, yine her zamanki gibi adım adım fotoğraflı, en basit anlatımlı tarifiyle paylaşıyorum.

Adım Adım Resimli

Kısır Tarifi

MALZEMELER

(8-10 Kişilik)

  • 2 su bardağı İnce Bulgur (Köftelik Bulgur)
  • 1 çorba kaşığı Domates Salçası
  • 1 çorba kaşığı Biber Salçası
  • 2-3 bardak Kaynar Su (ben kısırı çok kuru kuruyken sevmiyorum, buna göre su miktarını zevkinize göre kendiniz tercih edin)
  • 1 Kuru Soğan
  • 2 diş Sarımsak
  • 1-2 Kırmızı Biber
  • 3 adet Yeşil Biber
  • 1/2 Demet Maydanoz
  • 1/2 Demet Taze Nane
  • Kornişon Salatalık Turşusu
  • 2 adet Salatalık
  • 2 adet Domates
  • 6-7 Taze Soğan
  • 2 Limon Suyu
  • 1 kahve fincanı Zeytinyağı
  • Arzu ederseniz Nar Ekşisi
  • 2 yemek kaşığı Kuru Nane
  • 1 yemek kaşığı Pul Biber
  • 1 tatlı Kaşığı Tuz

2 su bardağı ince bulguru geniş ve derin bir tencereye döküyorum

Küçük bir tencerede çok az yağda 1’er yemek kaşığı Domates Salçası ve Biber Salçasını bir kaç dakika kavuruyorum.

Sonra bunu bir su bardağının içine koyarak, üzerine kaynar suyu döküp, karıştırarak eritiyorum.

Bu sayede bu salçalı olan dahil, toplamda 2 bardak (yada daha kısırınızın kıvamını biraz daha yumuşakken seviyorsanız 3 bardak) kaynar suyu bulgurun üstüne döküp, kaşıkla iyice karıştırıp, hemen kapağını kapatıp, demlenmeye bırakıyorum.

Yani özetle;

Salça erittiğimiz kaynar su dolu bardak…

 Buna 1 dersek;

Şimdi aynı salça bulaşmış bardağa ikinci kaynar suyu döküp, bulgura ekliyorum

Şimdi de son bardak kaynar suyu ekliyorum. Bunu siz arzu etmezseniz eklemeyebilirsiniz. Dediğim gibi ben kısırı kuru kuruyken sevmiyorum. Tamamen tercih meselesi…

Karıştırıp, hemen kapağını kapatıyorum

Şimdi orada bulgurlar, kaynar suyun içinde, buharın da etkisiyle, yaklaşık 25-30 dakika kadar bekleyerek, şişerken, ben de Kısırın içine ekleyeceğim malzemeleri hazırlamaya başlayabilirim

Bunun için önce Kırmızı biber ve Yeşil biberleri küp küp doğruyorum.

Salatalık, domates ve salatalık turşularını da küp küp doğruyorum.

Şimdi az önce salçalar için kullandığım minik tencereye 1 yemek kaşığı kadar Zeytinyağı dökerek, önce Sarımsakları atıp, sonra kuru Soğan ve taze Soğanları, çevire çevire içinde biraz talazlıyorum.

Bu esnada yaklaşık yarım saatlik süre geçmiş ve kapağını açmadan kenarda beklettiğim bulgurlar oldukça şişmiş halde…

İşte tam bu aşamada, bulgurun  sıcaklığı biraz ılınınca, içine bu yeni kavurduğum ve soğuttuğum Kuru Soğan ve Taze soğanları da ekleyip, temiz bir eldiven takarak, elimle bulguru biraz yoğuruyorum. Eğer üşenirseniz, buna illa ki de mecbur değilsiniz, kaşıkla iyice karıştırsanız da olur tabi, ama bazı yöreler de buna çok önem veriliyor 🙂

Şimdi 2 Limon’un suyunu sıkıp, içine, Kuru nane, Pul biber ve Tuz ilave ediyorum.

1 kahve fincanı kadar Zeytinyağı da ekliyor ve sosunu hazırlamış oluyorum. Hemen bulgura dökmeyip, kenarda bekletiyorum. (Arzu ederseniz, bu aşamada bu karışıma, istediğiniz miktarda Nar Ekşisi de ekleyebilirsiniz.

Bir yandan da kesme tahtasında Maydanoz ve Taze Naneleri ince ince kıyıyorum.

Tüm malzemelerin tadının taze taze olması için, misafirlerin gelmesine yakın (yani yaklaşık yarım saat filan kala) Zeytinyağlı sos hariç tüm malzemeleri, bulgura ekliyorum.

Yani, özetle; Maydanoz, Nane, Kırmızı ve Yeşil Biberler, Salatalık, Domates, Turşuyu bulgura ekleyip, güzelce karıştırıyorum.

Misafirlere ikram yapmadan 10-15 dakika önce Zeytinyağlı Sosunu da üzerine döküp, yine iyice karıştırdıktan sonra, (arzu ederseniz, kıvırcık marul yatağında), derince bir servis tabağıyla sunuma hazır hale getiriyorum.

Ah unutmadan, bu aşamada, sonraya bırakırsam, geriye hiç kalmayacağını öngörerek, en sevdiğim 2 komşu teyzeye, birer tabak Kısır ayırmayı ihmal etmiyorum. (Bunlar bu devirde de unutulmamasını arzu ettiğimiz değerli gelenekler…)

Hazırladığım Kısır’ı tüm davetliler, şapur şupur afiyetle yerken, ben de “ne kadar hamarat olduğuma” dair iltifatları topluyorum. Haydi darısı başınıza! 🙂

————————————————–
Değerli Okuyucularımdan Minik bir Rica:

Eğer yorum yazmak ya da soru sormak isterseniz, öncelikle şuraya tıklayarak, bloguma üye olmayı unutmayın ki, yazılarınız “Adsız” çıkmasın, ben de sizi tanıyabileyim, olur mu? 🙂

Written By
More from Usengec Sef

Yılbaşı Menüsü Hindisiz Olmaz Diyenlerden misiniz? İşte Tarifi…

Geçen yazımda anlattığım Sheraton Maslak Hotel’deki davet, sadece Cafe 333’ün yeni başlattığı...
Read More

105 Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir