reklam

Evimizde Enerji Tasarrufu için Neler Yapabiliriz?

Eskiden televizyonlarda, program aralarında yayınlanan, tam bir skeç tadında, inanılmaz şeker “1 Dakika” programları olurdu, hatırlar mısınız? Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ın, çocukların aşı olmasının önemine dikkat çekmek için oynadığı skeçte, “Çucuhlaa aşı olmaaaz, zeytuune zeytuune!” repliği ya da Ayşegül Atik’in saftirik bir asistanı canlandırdığı ve patronu fiş almasını istedikçe, elektrik fişleriyle döndüğü ve en sonunda da “Aaa! Ben yapınca alışverişi, zaten alıyorum satış fişi!” diye adamı deli ettiği tanıtımda, kazağının yakasından çıkan fişi bulunca, “Ay bu da burada kalmış!” demesi bile; o dönem dillere pelesenk olmuştu. Bu şekilde eğlenceli bir yolla toplum bilinçlendirmesi yapıldığı için, verilen mesajlar, genci-yaşlısı, hepimizin sempatisini kazanır ve onların hatırına, tavsiye ettikleri konulara gerçekten de bir anda önem göstermeye başlardık. 

aysegul-atik-1-dakika-televizyon-fis


Şimdi üzerinden belki 30 seneden fazla zaman geçmiş olsa da, bu sahneler, o dönemleri yaşayanların hala aklının ve kalbinin bir yerinde, ilk günkü naifliğiyle hatırlanan güzel bir nostalji oldu. Artık topluma değer katan bu tarz projeler yerine, televizyon kanallarımız, seviyeyi daha da aşağı çekmek için birbiriyle yarışan programlarla dolmuş taşmış durumda maalesef. Geçenlerde Enerjisa’nın web sitesinde görünce değinmek istediğim bu konuda, “O zaman iş başa düşer” diyerek, ben de bi’ nevi kendi “1 Dakika” programımı kendim yapayım ve sizlere faydalı olacağını düşündüğüm konularda, bir takım tüyolar vereyim istiyorum. 




Mesela bunlardan ilki, sabah uyandığımızda havanın hala karanlık olmasının, hepimizin psikolojisini nasıl etkilediğinden yola çıkarak, değerini iyice hissettiğimiz için; gündelik hayatta alacağımız ufak tefek tedbirlerle, nasıl “enerji tasarrufu” yapabileceğimiz konusunda olsun diyorum, ne dersiniz? Bakalım aralarında kaçını siz zaten biliyorsunuz ve kaçını zaten siz de yapıyorsunuz, hep birlikte görelim mi?:)


Madem bu aralar çoluk çocuk hepimiz, aydınlık bir güne uyanamamaktan muzdaribiz, o zaman ilk olarak onu masaya yatıralım derim. Aydınlatma konusunda enerji tasarrufu sağlamak için neler yapabiliriz? Haydi düşünelim beraber!

enerjisa-enerji-tasarrufu-ampul-aydinlatma
Aydınlatma

Öncelikle günün aydınlık saatlerinde, gün ışığından en yüksek oranda faydalanmak önemli. Bunun için ise eşyalarınızın yerini güneş ışığını engellemeyecek ve ondan en iyi şekilde faydalanacak şekilde yerleştirebilirsiniz. Ayrıca duvarlarınızın açık renk olması ve ışık kaynağını oda köşelerinde kullanarak, duvarlardan yansımasıyla, çok daha fazla aydınlık ortamlar elde etmek mümkün.

Apartman koridorları gibi devamlı aydınlık olması gerekmeyen bölümlerde, harekete duyarlı aydınlatma kullanımı ülkemizde de bayağı yaygınlaştı Allahtan, ama bunu yine de, henüz hayata geçirmemişler için, buraya onu da bi’ not olarak düşelim. :)

Akkor ampüller yerine, enerji tasarruflu ampüller kullanabilir ve temizlik yaparken, sadece avizelerimizi değil, aklımıza geldikçe ampüllerin üzerindeki tozu da alarak, o ışık kaynağından daha çok faydalanabiliriz.

Peki ya mutfakta alabileceğimiz tasarruf önlemleri neler olabilir? Haydi düşünmeye devam…

Mutfak

Düdüklü tencere kullanmaktan eskiden ne kadar çekindiğimi, ama iyi bir düdüklüye sahip olup, en doğru şekilde nasıl kullanıldığını öğrendikten sonra, dakikalar içinde, besin değerlerini koruyan leziz yemekler yapmanın rahatlığıyla tanışınca, artık her fırsatta kullandığımı daha önce de anlatmıştım hatırlarsanız. Düdüklü tencere, yüksek basınç ve sıcaklıkta çalıştığı için, yemeklerin çok daha çabuk pişmesi sebebiyle enerji tasarrufu konusunda mutfaktaki en büyük yardımcılardan…

Diyelim ki düdüklü tencereniz yok, o zaman da mümkünse, tabanı düz ve kalın tencereler kullanabilirsiniz. Pişirme esnasında mümkün olduğu kadar az su kullanmak, yemek kaynamaya başladıktan sonra, ocağın altını kısığa almak da önemli. Bir de tabi, “Yemeğim ne alemde?” diye, tencerenin kapağını sık sık açarak baktığımızda oluşacak ısı kaybından kurtulmak için, cam kapaklı tencere kullanabilirsiniz mesela :)


Elektrikli ocak kullanıyorsanız, kullandığınız kabın, ocakta kullandığınız bölüme göre küçük olması da boşa enerji israfından başka bir şey değil, o yüzden yumurta haşladığımız cezveyi, gidip ocağın en büyük bölümünde kullanmıyoruz, değil mi? :)

Diyelim ki su ısıtacaksınız. Çay için veya yemek için her neyse… Bunun için muhakkak mutfağınızda bir kettle’ınız olsun derim. Çay suyunu kettle’da bir güzel ısıtıp, oradan çaydanlığa ekleyebilirsiniz. Demleme esnasında çaydanlığı, ocağınızın en küçük kısmına almayı ve altını kısık konuma getirmeyi unutmayın. Yoksa fokur fokur kaynaya kaynaya, boşuna buhar olur suyunuz. :) 

Kettle demişken unutmadan… Ne kadar lazımsa, içine o kadar su doldurun. Bir bardak kaynar su gerekli diye, kettle’ın içine gidip de 1,5 litre su doldurmayın mesela. Yoksa boş yere her seferinde içindeki 1,5 litre suyu kaynatmak için enerji harcayacak, siz de başında “haydi ama kaynasın artık!” diye boşuna uzun uzun bekleyip duracaksınız. Zaman kaybı da cabası yani :)

Fırın konusuna gelince… Bir şey pişirirken, her kapağını açıp baktığımızda, açık tuttuğumuz süreye de bağlı olarak, içerideki sıcaklığı bayağı bir azaltmış oluyoruz. Fırın da, ayarladığımız dereceye dönmek için çok daha fazla enerji harcıyor. Özellikle kek türü şeyler pişiriyorsanız, her merak ettiğinizde ve kapağını yanlış zamanda açtığınızda, o camdan mis gibi kabarmış görünen kekin, bir anda fıs diye söndüğüne de şahit olabilirsiniz. Bu yüzden gerçekten gerekmediği müddetçe, fırının kapağını açmak cıs! :)

Buzdolabı önemli… İhtiyacınıza en uygun boyutta bir yüksek enerji sınıfı (A+ ve daha üstü) buzdolabı kullanmalı ve kapağını da gidip gelip, gerekli-gereksiz açmamalı ki, ısı kaybı olmasın. Hemen ağıza atmalık, abur cubur bir şeyler arayan ve raflara öylece uzun uzun umutla bakanlar var biliyorum, yapmayın etmeyin diyorum. :)

Ayrıca buzdolabını doldururken, soğuk havanın içeride rahatça dolaşabilmesi için yiyecekler arasında uygun bir mesafe bırakmalı. Yani her şeyi tek rafa sıkıştırmamalı! :) Buzdolabına bir yer seçerken de güneş, ocak veya kalorifer peteklerinden uzakta olmasına özen gösterilmeli. 

Aman yemeklerinizi henüz sıcakken buzdolabına koyma gafletine girmeyin! Ilıkken bile değil, yemekler soğuduktan sonra buzdolabına konulmalı. Hem dolabınızı, hem diğer yemekleri bozarsınız yoksa. Bir de merak edenler için, soğutma bölüm sıcaklığı 4 ile 5 °C, dondurucu bölüm sıcaklığı -20 ile -18 °C arası olmalı…

Sizden tasarruf kadar, hijyen açısından da ricam, sıvıları ağzını sıkıca kapatarak ve yiyecekleri de ister saklama kapları, ister buzdolabı poşetleri veya streç filmle, ama lütfen güzelce sararak saklamanız. Bu sayede hem bakteri oluşumunu önler, hem de ağzı açık gıdaların salacakları buhar nedeniyle buzdolabının fazla çalışmasına engel olmuş olursunuz.

Bulaşık Makinesi büyük kolaylık. Ama henüz dolmadan öyle 3-5 bardak kirlendi diye çalıştırmak yerine, içine güzelce yerleştirerek, tam kapasite kullanmak önemli. Yıkayacağınız şeyler çok aşırı kirli değilse, daha ekonomik devirli düşük sıcaklık programlarını da seçebilirsiniz. En verimli yıkama sıcaklığının 50 derece olduğu söyleniyor, bilginize…

Ev Eşyaları

Sizinle büyük ihtimalle henüz fark etmediğiniz bir bilgi paylaşacağım. Hazır mısınız duymaya? Elektronik aletler, çalışmasalar bile, prize takılı öylece kenarda dururken bile enerji harcıyormuş. Şok şok şok! “İyi de, ben her seferinde prize takıp çıkartmakla uğraşmak istemiyorum” diyorsanız, siz de benim gibi, kendi üzerinde açma-kapama düğmesi olan uzatma kablolarından kullanabilirsiniz. Tek tuşla kapattım mı, haydi şimdi de enerji harcasın bakalım! :)

Televizyon da aynı şekilde… Genelde kumandadan değil, düğmesinden kapatılması tavsiye ediliyor. 

Ütü ve saç kurutma makinesi, en çok elektrik tüketen ev aletleri olarak, minik cüsselerine rağmen, sıralamanın başında yer alıyorlar. Ütü yaparken son parçaları, ütünün fişini çekerek kendi ısısıyla ütüleyebiliriz mesela… Bir de buhar ayarlı ve buhar kapasitesi yüksek verimli olan bir ütü modeli seçebilir, termostat ayarı olmasına da dikkat edebiliriz.

Saç kurutma makinesini çalıştırmadan önce, saçımızdaki suyun fazlasını bir havlu ile alırsak, hem daha düşük sıcaklık seviyesinde, hem daha kısa sürede istediğimiz şekli vererek, tasarruf yapmanın yanında, saçımıza da daha az zarar vermiş oluruz.

Elektrik süpürgesinin torbasının dolu olması, hem makinenizin zorlanmasına, hem de yaptığınız temizlikten istediğiniz verimi alamamanıza sebep olduğu kadar, aynı zamanda gereksiz enerji kaybına sağlayacağı için periyodik olarak kontrol edilmesini öneririm.

Diz üstü notebook, yani bir “laptop” kullanarak, masaüstü bilgisayarın harcadığı enerjinin tam üçte biriyle aynı işi gördüğümüzü biliyor muydunuz? Bilgisayarlarını kullanmadığı zamanlarda bile, hep hazırda bulunsun diye açık bırakan çok insan tanıyorum. Aslında en güzeli, ekran kilitlenme süresini de kısa tutarak, lazım olmadığında hemen uyku moduna almak ve ya kapatmak. 

Cep Telefonları hayatımızın vazgeçilmez bir parçası artık. Akıllı telefonlarda o an için kullanmadığımız aplikasyonları kapatmayı artık bir çoğumuz öğrendik. Bi’ heves yüklediğimiz ve sonra hiç kullanmadığımız o kadar aplikasyon var ki, arka planda devamlı çalışarak ve sürekli yeniden başlayarak pili bitiriyor, aynı zamanda RAM’i, yani cihazınızın belleğini e azaltıyorlar. Bu da işlemcinin çok çalışıp ısınmasına ve pili daha hızlı tüketmesine yol açıyor. Sonuç: Şarjın daha gün ortasında bitmesiyle, sizi de en olmadık yerlerde zor durumda bırakan bir telefon ve bol bol enerji kaybı… O yüzden siz siz olun, işinize yaramayan aplikasyonları silin gitsin:) 

Cep telefonunda alabileceğiniz diğer önlemler, ışığını kısık ayarda kullanmak, yani ekran parlaklığını azaltmak ve gerekli olmadıkça bluetooth’u, wifi’yi ve senkronizasyonu kapalı tutmak olabilir. Titreşim modu da şarjın çabuk bitmesine zemin hazırlıyor, kullanıyorsanız illa ki bunu fark etmişsinizdir zaten.

Ayrıca telefonunuzdan dolup taşan ve yenilerini çekmeye bile yer bırakmayan fotoğraflarınızı, artık bir SD karta veya bilgisayara taşımalısınız. Dinlemediğiniz MP3’leri veya artık izlemeyeceğiniz video dosyalarını da, boş yere telefonunuzda tutmayın. Çünkü depolama alanı ne kadar boşsa, bir telefon o kadar hızlı çalışır ve sonuç olarak o kadar az pil harcar.

Çamaşır Makinesi olarak ihtiyacınıza uygun ve mümkünse enerji verimliliği en az A+ sınıfı olanları tercih etmeli ve her zaman tam kapasite çalıştırmalı. Olur da henüz az çamaşır varken yıkamak zorundaysanız da, su ve elektrik tasarruflu bir program seçilebilir. 

İklimlendirme

Benim gibi çok üşüyen birisi için bunu söylemek çok kolay olmasa da, kışın bile termostatları olabildiğince düşük sıcaklığa ayarlamalı. Çatı ve dış duvarlara yalıtım yaptırmak kadar, çift camlı pencere ve sızdırmaz ısı yalıtımlı çerçeve kullanmak da sıcaklığın korunmasında büyük fark yaratıyor. Isıtma sisteminin ve bacaların bakımını yılda bir kere illa ki yaptırmalıyız. 

Perdeleri güneşli kış günlerinde açık tutmak ve geceleri ise içerideki ısıyı kaybetmemek için kapatmak fayda sağlayacaktır. 

Yaz için yüksek verimli klima cihazları kullanmak ve ihtiyaca uygun kapasitede bir cihaz seçmek önemli. Minicik bir oda için bile “Olmuşken en büyüğü olsun” diye en yüksek kapasiteli cihazı almanın mantığı yok :) Klima sisteminin bakımının, iç ünitede filtre değişimi veya temizliğinin düzenli yapılması, tasarruf kadar sağlığımız açısından da önemli.

İşte bunlar, benim bir nefeste aklıma gelen ve evimizde veya iş yerimizde de kolayca alabileceğimiz, belki ufak gibi görünen ama geri dönüşleri oldukça önemli enerji tasarrufu taktikler… Ben sadece en genel başlıklara değindim ama aslında bu uçsuz bucaksız bir konu tabi ki… Daha fazlasını enerjinikoru.com‘dan siz de inceleyebilirsiniz. Gördüğünüz gibi, enerjinin boşa tüketilmesini azaltmak ve aynı işi daha az enerjiyle de yapmak, kesinlikle mümkün… Haydi üşenmeyin ve bahsettiğim konulara biraz daha dikkat ederek, hem ödediğiniz faturalardaki azalmayı kendi gözlerinizle görün, hem de çevre, dünya ve nihayetinde gelecek nesiller için, bir fark yarattığınızı bilerek, kendinizi daha iyi hissetmeye bugünden başlayın. 

Unutmadan sizden de tavsiyelerinizi duymak isterim. Kendi bilgi ve tecrübelerinizle keşfettiğiniz başka tasarruf yöntemleri varsa, yorum olarak bırakarak, benimle de paylaşmayı unutmayın olur mu?:)

4 yorum:

  1. Yazıya başlarken Metin Akpınar Zeki Alasya skeçini yazmışsın yaa ne güzel di onlar o kadar güzeldiki o kadar güzel bilgilendirici kısa skeçlerdiki her biri gözümün önünde belirdi...Tasarruf konusunda bu yazdıklarının hepsini uygulasak o kadar zengin bir ülke oluruzkiiii ama malesef hiç birini uygulamıyoruz halk olarak o kadar güzel veee pratik bilgilerki...herkesin kolaylıkla yapabileceği veee uygulabileceği bilgiler yineeee ben hayranlıkla vee büyük bir zevkle okudum sana çok ama çok teşekkür ederim bu güzel bilgiler için....

    YanıtlaSil
  2. Hem nostalji yaşadım hem de aaa evet bunu uygulamalı bunu da unutmamalı dedim okurken hatta bir yazı da ben mi yazsam diye düşündüm çocuklara da okumalı okutmalı

    YanıtlaSil
  3. Gerçekten çok faydalı ve hatırlatıcı bir yazı olmuş. Ben hala düdüklü tencereden korkanlardanim, sırf bu yüzden epey lüzumsuz enerji sarfiyatı yaptığımı düşünüyorum. Korkularımın üstüne gitmeliyim, her açıdan faydalı, akıcı bir yazı, kaleminize sağlık..

    YanıtlaSil
  4. Keske bu bilgileri herkese ulaştırabilsek. Cok faydalı bilgiler gercektende. Heralde olabilecek tum tasarruf yontemlerini siz yazmışsınız. Bize yazıcak bbisey kalmamıs :) çok teşekkr ederiz bilgiler icin. Okuyup geçenlerden olmayacağm. Tum bilgilere uyup , uyaracagım :) ����

    YanıtlaSil

Yorumlarınız benim için çok önemli.
Üşenmez de web sitemin sağ en üstündeki "Bloguma Üye Olun"a tıklayarak sadece 2 saniyede üye olursanız, mesajlarınız "adsız" çıkmazlar ve ben de sizi isminizle tanıyabilir ve daha da mutlu olurum bilesiniz:)