reklam

2 Günlük Gastronomik Gaziantep Turumuzda Neler Yaptık?

Doktor olan babalarının mesleği gereği, henüz İlyas 5 yaşındayken taşınmışlardı Gaziantep'e... Minik kardeşi Nilüfer orada doğup büyümüştü ve kendilerini "En Antepli'den daha Antepli" diye tanımlayacak kadar bütünleşmişlerdi bu büyülü şehrin zengin kültürüyle... Yıllar yılları kovaladı, eğitim hayatları ve kurumsal dünyada kazandıkları bilgi ve tecrübelerini değerlendirerek, Antep denilince akla ilk gelen lezzetlerden olan baklavayı, aynı kalite ve tazelikte daha çok kişiye ulaştırmak üzere yola koyuldular. Fıstıkzade gibi bu işin bilimine inanan ve en doğal ve en iyisine ulaşmak için devamlı ar-ge'ye yatırım yapan bir markaya master franchise oldular ve Antep dışındaki ilk mağazalarını İstanbul Ataşehir'de geçtiğimiz kış açtılar. 

gaziantep-fistikzade-havuc-dilim-baklava-fistik

Karşılaştığınız ilk anda, yüzyıllardır tanışıyormuş gibi kaynaştığınız insanlar vardır ya? Artık büyüdükleri yerin havasından mıdır, suyundan mı bilinmez ama, eşim de ben de İlyas ve Nilüfer'i öyle çok sevdik ki, ilk günden beri "Bir gün beraber Gaziantep'e gidelim, sizinle inanılmaz keyifli olur" deyip duruyorduk birbirimize. Çok söyleyince olurmuş ya, işte o gün geldi çattı! Geçtiğimiz hafta, belki tam da hayal ettiğimiz gibi sadece 4'ümüz değil ama Fıstıkzade'nin düzenlediği gastronomik bir tur organizasyonuyla, 35 kişilik bir ekip, yaklaşık 1- 1,5 saatlik bir uçuştan sonra, işte Gaziantep Havaalanı'na inmiştik bile! :)


gaziantep-fistikzade-usengec-sef-deklancheur



İlk çağlara dayanan geçmişiyle pek çok medeniyeti topraklarında ağarlayan ve tarihi İpek Yolu güzergahında bulunan bu güzel şehir; lokasyonunun avantajını ve ev sahipliği yaptığı kültürlerin çeşitliliğini, yöresel mutfağına da en muazzam şekilde yansıtmasıyla meşhur.  Birbirinden leziz yemekleri kadar, kurutulmuş gıdalar ve baharat çeşitliliğiyle de Anadolu'nun, mutfak kültürü en güçlü şehirlerinden birisi olduğunu, sadece biz söylemiyoruz, biliyorsunuz, 2016 yılının başında, gastronomi dalında, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) "Yaratıcı Şehirler Ağına", bugüne kadar girebilen sadece 9 şehirden biri seçildi Gaziantep.


Dillere destan mutfak zenginliği kadar, gıdaları evin özel bölümlerinde saklanma kültürünün de, Kurtuluş Savaşı döneminde şehri saran Fransızlar'a karşı, onbir ay süreyle, dışarıdan hiç bir yardım almadan verdikleri amansız mücadelede etkin bir rol oynadığı söylenir.


Dünyada eşi benzeri olmayan, tarihe mal olmuş bir savunma örneği göstererek "Gazi" ünvanı ile taçlandırılan bu şehrin insanlarına karşı, çocukluğumdan gelen özel bir sempatim ve Antep mutfağına da ayrı bir hayranlığım vardır. "Neden?" derseniz, çocukluğumda tatillerim, sakinlerinin çoğunluğu yazları İstanbul'da yaşayan Antep'in önde gelen aileleriyle dolu, yazlık bir sitede geçti. Akşamüstü balkonlarda mis kokulu mangallar tüter ve yanlarından "Afiyet olsun" deyip geçen her komşuya, "Buyur, beraber olsun!" denilip, hemen bir dürüm sarılıp ikram edilirdi. Öyle bir ısrar ederler ki, istersen nazlan :) Bu sayede denizden çıkıp, eve gelene kadar, zaten neredeyse tıka basa doymuş olurdunuz:) 

Zaman içinde yörenin zengin mutfağından ve geleneklerinden de oldukça etkilenmişim doğal olarak. Mesela az yağlı tavada çıtır çıtır kızarmış, şerbeti tam kıvamında bir fıstıklı katmeri, yanında bir bardak ılık sütle sabah kahvaltısı olarak tüketmek, bana hiç de o kadar çılgınca gelmiyor şu anda:) Durum böyle olunca da tabi ki, Gaziantep'e ilk kez gelmiş olmama rağmen, çocukluğumdan beri aşina olduğum, o damak tadıma yön veren lezzetlere kavuşacağım için ayrıca çok mutluydum.

Konaklamamızı Gaziantep Divan Hotel'de gerçekleştirdik. Dekorasyonun sadeliği, şıklığı ve konforu kadar, servis kalitesiyle de çok memnun kaldığımızı baştan unutmadan söyleyeyim.

Sabah erkenden Fıstıkzade'nin bizim için organize ettiği servis otobüsünde yerlerimizi alarak, Gurme Rehberimiz Mehmet Severoğlu'nun Gaziantep hakkındaki içten anlatımlarını dinleye dinleye, bu 2 günlük kültürel ve gastronomik turumuza start verdik.

İlk durağımız vitrindeki muhteşem görünümlü tatlıları kadar, yöresel kahvaltılarıyla da bilinen ve geçtiğimiz haftalarda Hürriyet'in hafta sonu ekinde de en iyi kahvaltı mekanları arasında ilk 7'ye giren Orkide Pastane'siydi. 

gaziantep-fistikzade-kahvalti-orkide-pastanesi

Üzerine bal, şeker ve fıstık dökülerek yenilen "Batma Kaymak", bazlama ekmeği arasında taze nane ve rendelenmiş Antep peyniriyle yapılan "Antep Dürüm", peynirli pideyi andıran "Semsek", kemik suyunda pişirilen "Nohut Dürüm" derken, tabi ki ilk "Fıstıklı Katmer"imizi de burada tadarak "Bismillah" dedik:) 

gaziantep-fistikzade-antep-durum-kahvalti

gaziantep-fistikzade-batma-kaymak-kahvalti-fistik


Bir sonraki durağımız Fıstıkçılar Sitesi'ndeki, Fıstıkzade baklavalarının üretim tesisleriydi. 2000 metrekare kapalı alanda 4 kat üzerine inşa edilen fabrikanın girişinde, ameliyata girecek bir doktor titizliğiyle, tamamen steril hale gelip de, tepsi tepsi havuç dilimli baklavaların hazırlandığı bölüme girdiğimizde, bir yanda gençler o "zar gibi" incecik baklava yufkalarını açıyor, ötekiler tartıyor, birileri tepsiye diziyor, diğeri üzerine kaymağını, fıstığını yayıyor ve derken, tepsiler fırına veriliyordu.

gaziantep-fistikzade-usengec-sef-baklava

Yanyana onlarca tepsi baklava, o sıcak ortamda tek tek tam kıvamında pişiriliyor ve üzerine çozur çozur şerbeti döküldükten sonra, dinlenmeye geçiriliyorlardı.

gaziantep-fistikzade-usengec-sef-ilyas-ozyildirim

O esnada IHA Muhabiri de bizimleydi ve benimle röportaj yaparken, daha önce böyle bir üretimhane görüp görmediğimi de sordular. Gaziantep'in tanıtımına büyük faydası olduğuna inandığım ve o dönem çok sevdiğim bir dizi olan "Yabancı Damat"da izleye izleye, o kadar aşina olduğumu sanıyordum ki, ama orada olmak bambaşka bir duyguymuş ve bu iş gerçekten çok meşakkatliymiş onu anladım. Yapılışını görmek ekiptekileri acıktırınca, fırından yeni çıkmış daha dumanı üzerinde baklavalar da tepsiden birer birer yendi.


gaziantep-fistikzade-gaziantep-kalesi


Gaziantep Kalesi'nin karşısında otobüsten inip, etraftaki dükkanları dolaştık ve İlyas'ın tavsiyesi üzerine buz gibi "kara dut" şerbeti içip hararetimizi bastırdık, çünkü dışarıda hava sıcaklığı 30 dereceye yakındı.

Gaziantep Mutfak Sanatları Eğitim Merkezi'ne geldiğimizde, önce alt katında bulunan mutfak kısmında bir workshop yapılarak Ali Nazik kebabının nasıl yapıldığına dair tüyolar paylaşıldı. Sonra da giriş katındaki restoran bölümünde tüm yemekler sırasıyla tadıldı. Burada yediğim Yuvalama, en çok aklımda kalan lezzetlerden biri oldu.


gaziantep-fistikzade-usengec-sef


Gaziantep geleneklerine göre özellikle bayramlarda, yanında şehriyeli pirinç pilavıyla ailece yenilen ana yemeklerden olan "Yuvalama"nın, minik minik, tek tek yuvarlanmış et, kuzu incik ve nohutun üzerine, yoğurtlu sos, tereyağ  ve bol naneyle hazırlanan o enfes ekşilikteki tadıyla adeta kendinden geçiyor insan.


Bakırcılar Çarşısı'nı ve Hamam Müzesi'ni de dolaşıp, Gaziantep hamam kültürü hakkında bilgiler aldıktan sonra, Zeytinhan'a geçerek, zeytinyağı, kahve, baharat gibi ihtiyaçlarımızı yerinden karşılamış olduk.

Gümüş ve bakır işlemeciliği, kilimcilik, yemeni yapımı, sedefkarlık, aba dokumacılığı, kutnu ve alaca dokumacılığı, ahşap oyma ve ağaç işleri, "Antep İşi" diye bilinen el işlemesi gibi yeni nesillere aktarılması gereken değerli işler çıkaran zanaatkarları ve eserlerini görmek üzere Gümrükhan'a geçtik, terasındaki kafede Antep manzarasına karşı yorgunluk kahvelerimizi içtik.

gaziantep-gumrukhan-fistikzade-turk-kahvesi

Tavsiye üzerine, meslek sırrı olarak saklanan özel yöntemiyle, çift renk ve çift tadıyla meşhur dibek kahvesini, fincanda pişiren Kahveci Seddar Bey'e uğrayıp, bu leziz kahvelerden de yudumladık. Herkesin "gittiniz mi? gittiniz mi?" diye sormalarına daha fazla maruz kalmamak için, İmam Çağdaş'a da hızlıca bir uğrayıp, lahmacunun tadına baktık. 

gaziantep-imam-cagdas-lahmacun-kebap

Divan Hotel'de biraz mola verip, akşam yemeğine gitmek üzere geldiğimiz yerde, araçtan iner inmez, hemen Bayazhan'ın girişinde, "By Trileçe" mağazasına rastladım. Özellikle karamellisine bayıldığım bu çok sevdiğim sütlü tatlıyla burada da karşılaşmak ve Antepliler tarafından bu kadar ilgi gördüğüne şahit olmak, oldukça hoşuma gitti.

trilece-by-trilece-usengec-sef-gaziantep

Tarihi dokusunu korunmuş, çok geniş bir avlusu bulunan Bayahazhan'ın ferah terasında, sakin ve güzel bir gecede, fasıl eşliğinde "Antep'in Hamamları" çalınırken, etraftaki herkes çok mutluydu. Masamızdaki Antepliler bir anda omuz omuza verip, özellikle düğünlerde yapılan bir Antep Klasiği olduğunu o anda öğrendiğimiz "Yah" çekmeye başladı. Ardından onu "Abo ve Ma-şal-lah"lar ve en sonunda da kızların zılgıtları takip etti. :)

fıstıkzade-gaziantep-bayazhan-kebap-meyhane

O anlar da dahil, ilk günümüzde ziyaret ettiğimiz yerleri, size de bizimle berabermişsiniz gibi yaşatmak için Snapchat'ten devamlı canlı yayınlar yaptım, ama Snapchat kullanmayanları da düşünerek, sonrasında üşenmeyip montajladıktan sonra youtube kanalıma da yükledim. Eğer aşağıda açılmazsa o videoya buradan da ulaşabilirsiniz. Bu arada youtube kanalıma da abone olmayı unutmayın lütfen:)






Mezeler yanında, kuru patlıcan dolması, bol maydanozlu ve taze sarımsaklı sebzeli kebaplar ve üzerine Fıstıkzade'nin havuç baklavası derken, ben hep kontrollü duruşumla her şeyin sadece tadına bakmakla yetindim. Çünkü Antep'de devamlı yemek yeniliyor a dostlar! Ben bu yılın başlarında, o 6 kiloyu, 6 haftada, Antep'e gelip 2 günde almak için vermedim! :))

Ardından aramızdan biri (ki o biricik eşim olur) Fıstıklı Künefesiyle de meşhur Cumba Künefe'ye gitmeyi aklımıza soktu. Baktık yola çıkmışız bile... Gecenin o vaktinde sadece ortaya tadımlık yapmakken amacımız, mekanın sahibinin ballandıra ballandıra tanıttığı spesiyal tatlıları karşısında kayıtsız kalınamadı tabi ki. Özellikle Hasır tatlısı bunlar arasında bizim birincimiz oldu. Peki ya, iki kat fıstık ezmesi arasında kaymakla hazırlanan "Ezme" isimli bu 10 bin kalorilik tatlı, hiç o saatte yenilecek şeymiydi Allah aşkına? :)

fıstıkzade-gaziantep-cumba-kunefe-fıstıklı-ezme

Ertesi sabah Antep'in yöresel kahvaltısını deneyimlemek üzere Kebapçı Necdet Usta'ya gidildi. Sabahın o saatinde mangallardan dumanlar tütüyor ve ciğer dürümler sarılıyordu, gözlerime inanamadım:) Beyran çorbası, ciğer kavurma, üzerine de katmer derken, ben kendimi dün geceden sonra hiç aç hissetmediğim için yemeden durmayı bildim Allahtan. Beyran çorbasının tadına bir kaşık baktım ve sonra o sarımsak tadı bütün gün içimde buram buram esti zaten:)

gaziantep-beyran-ali-nazik-yuvalama-ciger-durum

Saklı Konak'daki Bakır Eserleri Müzesi'ni de ziyaret edip, avlusunda beslenen birbirinden oyuncu yavru kedicikleri de gördükten sonra, Zeugma Mozaik Müzesi'ne doğru yola koyulduk.

fistikzade-sakli-konak-bakir-muzesi-gaziantep


Buraya kadar gelmişken, dünyanın en büyük mozaik müzesi olan ve "köprü", "geçit" anlamlarına gelen "Zeugma" Müzesi'nde sergilenen iki bin yıllık mozaikleri muhakkak görmelisiniz. Gaziantep'in Nizip ilçesindeki Zeugma Antik Kenti'nden çıkarılan ve Zeugma mozaiklerinin simgesi haline gelen dünyaca ünlü "Çingene Kız Mozaiği" de, yine burada, 2. kattaki özel ve karanlık bir bölümde sergileniyor.


zeugma-mozaik-muzesi-gaziantep-fistikzade


Bir sonraki durakta, Küşlemeci Hüseyin Usta'nın Gaziantep'e kazandırdığı saray görünümlü yeni açılacak mekanına uğradık. Bizim gelişimize yetişemese de yeni açılacak bu restoran çok güzel bir yer olacak belli ki. Bu güzel ahşap oyma kapının önünde poz vermeden geçmeyin! :)



kusleme-model-gaziantep-usengec-sef-fistikzade



Mevcuttaki yerinde fındık lahmacun ve nar ekşili Kaşık Salatası ile başlayan serüven, kebaplar ve küşleme ile devam ederken, yine fıstıklı katmerle kapanış yapılmasına artık oldukça alışmıştı herkes. :)


gaziantep-kebap-fistikzade-kusleme-mangal


Şehitkamil'deki Fıstıkzade mağazasına gittiğimizde, herkes markanın logosundaki kırmızı feslerle bir hatıra pozu çektirmeyi ihmal etmedi. İlyas ve Nilüfer iyi birer ev sahibi olarak, firmanın sahiplerinden Vedat Bey'le beraber hemen o birbirinden leziz tatlılarla dolu tezgahın başına geçerek, tüm misafirlerini tek tek dolamalarla, şöbiyetlerle, baklavalarla ağarladı. Bu 2 günlük çılgın gezi esnasında yeterince fıstık tüketilmediğini düşünmüş olacaklar ki, dükkandan ayrılırken de herkese birer tepsi baklava hediye etmeyi ihmal etmediler:)

Ben de o bir tepsi baklavayı, İstanbul'a geri döner dönmez, instagrama ilk girdiğim günlerden beri, ailece nazik ve seviyeli ilgilerini Üşengeç Şef'den esirgemeyen ve yüzyüze de tanışmayı iple çeken takipçilerimden olan Birol Bey'lere hediye ettim ve böylece hepimize tatlı bir anı oldu:) 


fistikzade-gaziantep-balkava-dolama-antep

2 günlük Antep turumuzun son durağı için Türkiye'nin en büyük biyolojik göleti olan Dülük Tabiat Parkı'ndaki Göl Cafe&Restaurant'a gidildi. 

gaziantep-fistikzade-duluk-yapay-golet-mangal-piknik

Özellikle hafta sonları onbinlerce insanın gelerek, piknik, gezi ve doğa yürüyüşleri yaptığı yeşillikler içindeki bu yapay göl, belli ki yöre halkı tarafından çok seviliyor.

gaziantep-fistikzade-duluk-yapay-golet-mangal-piknik

gaziantep-fistikzade-duluk-yapay-golet-mangal-piknik

Ben doğanın tadına varırken, acıkanlar mangal sefası yaptılar. Bir ara yağmur çiseler gibi olup da, hava da iyice serinlemeye başlayınca, bizim de artık ufaktan havaalanına doğru yola çıkmamızın zamanı gelmişti bile...

gaziantep-fistikzade-duluk--usengec-sef

Fıstıkzade sayesinde, bu derece keyifli, kaliteli ve programlı bir organizasyonla deneyimleme fırsatı bulduğumuz bu ilk Gaziantep gezimiz, herkesin "yediği önünde, yemediği de önünde" diye tarif edebileceğim bir bereketle, şanına yakışır şekilde, bol fıstıklı olarak, işte böylece sona erdi.

Eve vardığımda sabah ilk işim tartılmak oldu. Herkesin 2'şer 3'er kilo aldığını duyduğum böyle bir geziden, kendimi kontrol etmem ve her şeyden tıka basa yemek yerine, sadece tadım yapmam sayesinde, kilo almadan döndüğümü görmek benim için en harika ödül oldu. 

gaziantep-fistikzade-baklava-tatli


Fıstıkzade'nin İstanbul Ataşehir'dekine ilaveten, Adana, İzmit, Ankara, Bursa ve Hakkari'de de mağazaları var. Hatta şimdi sırada Sakarya ve Beylikdüzü'nde açılacak mağazalarla dağıtım ağlarını gittikçe genişletiyorlar. Bence ilk fırsatta denenmeye kesinlikle değer. Ama unutmadan uyarayım; Fıstıkzade'nin tatlılarından sonra insan, artık diğerlerini kolay kolay beğenemez hale geliyor. Benden söylemesi... :)

--------------------------------------------------------------------------



Değerli Okuyucularımdan Minik bir Rica:



Yorum yazmak ya da soru sormak isterseniz, öncelikle şuraya tıklayarak, bloguma üye olmayı unutmayın ki, yazılarınız "Adsız" çıkmasın ve ben de sizi tanıyabileyim, olur mu? :)

Eğer gün içinde nerelerde bulunduğumu ve neler yaptığımı merak ediyorsanız da beni Snapchat'te "Usengecsefiniz" hesabından takibe alabilirsiniz. "Snapchat kullanmayı henüz öğrenemedim ki ama ben" derseniz, onu da adım adım anlattım. İşte tam da burada:)

7 yorum:

  1. Baklavayı çok sevmesemde diğer yiyecekler içimi acıttı. Hele o katmer yok mu off bayılırım.
    Güzel bir gezi olmuş, güzel anlatımın için teşekkürler tatlım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlknurcum, ben de baklava türü şerbetli tatlıları sevmediğimi zannediyordum ama Fıstıkzade'den sonra fikrim değişti. Bir gün beraber de yiyelim :)

      Sil
  2. Ne kadar keyifli bir gezi olmuş ve o görseller çok fena )) Haftaya Adana'ya geçeceğim, oradan da Antep mi yapsam diye düşündürdünüz beni.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sercan Bey,

      Valla bence o kadar yaklaşmışken, bunu bir düşünmelisiniz:))

      Sil
  3. Merhaba lezzet perisi gerçekten o kadar güzel anlatmışsın ki resimler olsun o güzel anlatımların harika emeğine yüreğine sağlık o iki günlük geziyi aynı bizde sizinle birlikte eşlik ettik ....Gerek snap olsun gerek diğer sosyal medyalardan an ve an takip ettik ama Antep de harika bir yer yaaa süper ötesi Türkiye miz eşsiz güzelliklere sahip hele o eşsiz lezzetler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elifcim çok teşekkürler canım. Şu andaki tüm sosyal medya hesaplarımdan, "Bir numaralı takipçim" seçiyorum seni! :))

      Sil
    2. Oooo çok sevindim süper yupiiiiio aldım kupayı desene harikasın lezzet perim benim ������

      Sil

Yorumlarınız benim için çok önemli.
Üşenmez de web sitemin sağ en üstündeki "Bloguma Üye Olun"a tıklayarak sadece 2 saniyede üye olursanız, mesajlarınız "adsız" çıkmazlar ve ben de sizi isminizle tanıyabilir ve daha da mutlu olurum bilesiniz:)