reklam

Tuz Hakkında Yanlış Bildiklerimiz

Geçenlerde kanalları karıştırırken, televizyonda bir söyleşiye denk geldim. Konuk, bir tuz markasının genel müdürü... Normal şartlarda bir genel müdürden, ürününü öve öve bitirememesini ve herkesi bol bol kullanmaya teşvik etmesini beklersiniz değil mi? Bu bey ise, aslında günde 5g tuz kullanmamız gerekirken, ortalama 18g tuz tükettiğimizden ve bu miktarın azaltılmasının öneminden bahsediyordu. Tuzdan aldığı tadı başka hiç bir baharata değişmeyen biri olarak, daha az tuz kullanımına teşvik etmesi başta çok işime gelmese de, doğru sözlülüğü ve akıcı sohbeti kadar, bir üretici olarak, öncelikle tüketicinin sağlığını düşünmesi dikkatimi çekti ve etkilenip, sonuna kadar izledim.


Tuza bakış açımı gösteren bir anektod anlatayım mı size? Yıllar önce bir gün, ismi lazım değil, Boğaz'a nazır teraslardan birinde bulunan, iddialı bir restaurantdayız. Masamızla ilgilenen garson sipariş aşamasında, ana yemek menüsünden, "40 Baharatlı Izgara Bonfile" için özellikle çok ısrarcı. Sanırım menüdeki en pahalı yemek olması da bu ısrarında etkili ama neyse artık. :)) Güya 40 baharatla marine edilmiş ama etin tadı o kadar yavan ki, adeta saman gibi. En nihayetinde biraz deniz tuzu ekleyerek, daha yenilecek kıvama getirdiğimi ve "40 baharat, bir araya gelseniz, bir tuz etmezsiniz" diye içimden geçirdiğimi dün gibi hatırlarım.:)

"Sağlıklı olmak istiyorsanız 3 beyazdan uzak durun" denir ve tuza da gönderme yapılır ama aslında hayatta her şeyde olduğu gibi, tuz tüketiminde de "denge" çok önemli. Fazlası nasıl kan basıncını artırarak, kalp ve damar sağlığını etkileyen ve böbek yetersizliğini tetikleyen pek çok soruna sebep oluyorsa, eksik kullanımının da pek çok zararı var maalesef. 

Tansiyonum Yerlerde... Bayıldım Bayılazaimm!:)

Mesela benim gibi düşük tansiyonlu birisi, olur da tuzu tamamen hayatından çıkarırsa, bütün gün leyla gibi gezerek, orada burada ayılıp bayılırdı herhalde. Bakınız şu anda bile tansiyonum nasıl da yerlerde:)


Hemen soluğu mutfakta aldım. Ayran yapmaya bile halim olmadığı için, direkt yoğurdun üzerine biraz tuz dökerek, iki kaşık alıp, şöyle bi' kendime geldim, ekranı tekrar net görmeye başladım valla :) 


Tuz İçin "Vücudun Dinamosu" Derken? :)

Lisedeyken Fizik dersini hiç sevmezdim ama, mekanik enerjiyi, elektrik enerjisine çeviren "dinamo" konusu nedense aklımda kalmış. Bir unutulmayacak klasik bilgi de, vücudumuzun yüzde 75’inin su olmasıdır sanırım. Ne ilginçtir ki, "su" hücre zarından içeri girerken, bildiğimiz anlamda elektrik enerjisi üretir. Ama suyun hücreden içeri girebilmesi için bile tuza ihtiyacı var. Eh öyleyse tuz için de, bir çeşit "vücudumuzun dinamosu" desek yalan olmaz sanki? :) Özellikle beynin ve sinir sisteminin temel enerji kaynağının böyle sağlandığını düşünürsek, tuzun dengeli kullanılmasının önemini daha iyi anlarız sanırım. 

Su ve Mineral Dengesi Neden Hayati Önem Taşıyor?

Hele de Yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklarda, vücudun su ve mineral dengesinin iyi korunması şart. Çünkü terlemeyle birlikte insan, normalin çok daha üstünde bir su ve tuz kaybı yaşıyor.

Herhangi bir sebeple gelişen diyare (nam-ı diğer "cır-cır" yahu) durumunda da, bu tarz kontrolsüz bir kayıp yaşandığı için, kanın sıvı ve elektrolit dengesinin sağlanması ve bu sayede sinir sistemimizin düzgün çalışması için, aman, siz, siz olun, hastanelik olmak istemiyorsanız, bu kaybedilen su ve tuzu vücuda geç kalmadan geri kazandırmayı ihmal etmeyin derim. Çünkü dengeli kullanılan tuz, aslında hayat kurtaran bir mineral aynı zamanda...

Hamile ve emziren kadınlar için bu konu daha da önemli. Çünkü bu tarz bir sıvı ve tuz kaybı yaşamaları, bebeğin normal büyümesinde ve sinir sisteminin gelişmesinde önemli rol oynayan iyot eksikliğini de beraberinde getiriyor.

Rafine Edilmiş ve Edilmemiş Tuz Farkı Önemli mi?

Tabi burada rafine işleminden geçirilecek diye çok yüksek sıcaklıklarda buharlaştırıldığından, yararlı minerallerin hepsinin uçup gittiği ve içinde Sodyum dışında hiç bir şey kalmayan değersiz tuzlardan bahsetmiyorum. Rafine edilmemiş, doğal ve saf tuz kullanıldığında vücut için gerekli bu mineraller en iyi şekilde tuzdan alınabiliyormuş. 


Bir de iyot konusu var ki, kendisi beyin ve sinir sisteminin normal büyüme ve gelişmesi, vücut ısısı ve enerjisinin devamı için gereken tiroit hormonlarının en önemli bileşenlerinden biri. Yetersiz kullanıldığı durumlarda, iyot eksikliği, guatrdan, zeka geriliğine kadar bir çok hastalığı tetikliyor. 

Özellikle Gebelikte Su-Tuz ve İyot Konusu

Özellikle hamilelerde iyot eksikliği olması, Allah göstermesin ama erken doğum ve düşük riskine ve hatta bebekte zeka geriliği ve cücelik gibi sonuçlara sebep olabiliyormuş. Vücudun iyot ihtiyacını en kolay karşılayabileceği madde tuz olduğundan, gebelikte iyotlu tuz kullanımına, büyük önem veren Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü projeler sayesinde toplumda sağlanan bilinçle, bu konuda eskiye oranla, oldukça sevindirici gelişmeler yaşandığını öğrendim.

Tabi ki siz özel sağlık durumunuza bağlı olarak, doktorunuzun tavsiyesine göre sodyumu azaltılmış tuz veya iyotsuz tuz da tüketebilirsiniz. Bu tercih için sağlığınıza uygun olması ve tüketim ihtiyacınıza doğrudan cevap vermesi en önemli faktör olmalı. 

Efsina ile Tanışmam

Tuz konusunda merak ettiğim konuları araştırıp, daha da bilinçlenmeme yol açan bir televizyon programından nerelere geldim bakar mısınız? :) Sonrasında tabi ki konuk markayı da araştırdım. Normalde isim ezberleme konusunda hafızası bir balıktan bile kötü olan ben, ismini; doğanın koruyucusu, iyilik perisi "Efsina"dan alıdıkları için, hatırlamakta hiç de zorlanmadım hayret! :)

Sunum Şekli Çok Çok İyi

Bir sonraki market alışverişimde hemen tuz reyonuna uğrayıp, Efsina ürünleriyle tanıştım. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, ambalaj kalitesi ve kullanım kolaylığı sağlayan şık sunumlarından çok etkilendim. İlk izlenimim bayağı iyi oldu anlayacağınız :) 


Yıllardır market raflarında, patlamış, delinmiş, tasarım özürlü, tozlu plastik poşetler içinde, etrafa saçılmış tuz paketlerinden biraz gına gelmiş bana sanırım. Bu konudan muzdarip bir tüketici olarak, raftan alıp sofrada kullanabilecek şıklıkta bir ürün tasarlayacaklarını ve seramik değirmenli sağlıklı cam şişede sunacaklarını, baştan bilsem, yıllardır pahalı diye satın almaya kıyamadığım ama kırmızısına vurulup, sonunda dayanamadığım şu ahşap değirmeni de almazdım yani :) Neyse artık, süs görevi görür o da kenarda...

Rafine Edilmemiş, Doğal ve Saf Tuz: Efsina 

Doğal ve saf olması, yani, içinde sağlığımızı tehlikeye atacak hiçbir katkı maddesi kullanılmıyor olması, tercih sebeplerimden biri olan Efsina’nın sofrada öğütme Deniz tuzu, Kaya tuzu, Himalaya tuzu ve baharat çeşnili Himalaya tuzu gibi çok sayıda çeşidinin farklı ebat ve ambalajlarına rastladım ve denemek için her birinden seçip, beğendim aldım. Karton kutudakiler kadar, bu öğütücülü cam şişeler de hoşuma gitti, bu sayede, bittikçe tekrar tekrar kullanırım dedim. Zaten öyle kaliteli ki, aklı olan, hayatta atmaya kıyamaz.:)



Tuz deyince hep "Tuz Gölü" canlanır gözümün önünde. Küçükken şaka olsun diye Türkiye'nin göllerini şöyle sayardık: Van Gölü, Tuz Gölü, "Triz" Gölü. Çocuk aklımızla İngilizce'deki 1-2-3 anlamında hani? :)) İşin komiği ben hala gülüyorum bu berbat espriye :) 

Himalaya Tuzunun Farkı Var mı?

Konu tuz olunca, bu aralar iyice popüler olan ve bi' nevi Steakhouse restaurantlarıyla hayatımıza giren Himalaya Tuzlarını da unutmamak lazım. Bu tuz vücudumuzda bulunan tüm elementler yanında, yeryüzünde bulunan 84 ayrı minerali de bünyesinde barındırmasıyla, aslında mineral zenginliği açısından rafine edilmemiş kaya tuzu ve deniz tuzuyla eşdeğer ve lezzet olarak farksız olmasına karşın, hücre zarından geçebilen tek ürün olmasıyla onlardan biraz daha üstün kabul ediliyor.


Baharatlı Tuz Fikri Süpermiş

Efsina, toplumdaki tuz alışkanlığını azaltmak için baharatlı tuz da üretmiş. Tane baharatlar ve doğal Himalaya tuzu ile harmanladıkları şu gurme ürünü, görüp de bayılmamak mümkün değil. Yemek ve ızgara çeşitlerinde seramik değirmenli sistemi ve cam şişesi sayesinde, öğütülerek kullanması çok kolay. Söylememe gerek yok herhalde, kapağını açar açmaz mis gibi koktuğunu tahmin edersiniz. 

Gizli Tuz Kaynaklarına Aman Dikkat!

Yazımın sonuna gelirken, sizden ricam hazır gıdalarla ve yiyeceklerle ister istemez maruz kaldığımız o tehlikeli tuz kaynaklarına karşı da dikkatli olmanız. 

Gizli tuz" dediğimiz "sodyum" ihtiva eden şeyler arasında neler var bir üzerinden geçelim mi beraber? Süt, asitli içecekler, gazoz, meyve suyu, maden suyu, peynir, yoğurt, dereotu, bezelye, salam, sosis, sucuk, pastırma gibi şarküteri ürünleri, turşu, zeytin, hazır çorbalar, hazır salça, konserveler, paketli et ürünleri, cips, bisküvi vs gibi hazır gıdalar, yemeklere tat versin diye eklenen bulyonlar ve daha neler neler... 

Haydi var mısınız? Gelin ve bugünden itibaren, gizli tuz kaynaklarından mümkün olduğunca uzak duralım ve vücudumuzun minimumda olan sağlıklı tuz ihtiyacını da doğal, saf ve rafine edilmemiş kaliteli ürünlerle giderelim.

1 yorum:

  1. evet cnm faydası çok olduğu için bende geçen seneden beri kullanıyorum sevgiler :)

    YanıtlaSil

Yorumlarınız benim için çok önemli.
Üşenmez de web sitemin sağ en üstündeki "Bloguma Üye Olun"a tıklayarak sadece 2 saniyede üye olursanız, mesajlarınız "adsız" çıkmazlar ve ben de sizi isminizle tanıyabilir ve daha da mutlu olurum bilesiniz:)