reklam

Oscar Partylerinin Efsane Şefi Wolfgang Puck Spago'yu İstanbul'a Getirdi

Hem iki Michelin yıldızlı, hem de üst üste 21 senedir Oscar ödül törenlerinin resmi partilerini düzenleyen dünyaca ünlü bir şef düşünün... Hepsine yetiştiği 24 lüks restoranı, sunduğu premium catering hizmetleri ile mevsime uygun kaliteli malzemelerle hazırlamaya büyük önem verdiği menülerinde, dönemin popüler trendlerinden "çiftlikten masaya" akımına gönül vermiş, gastronomik tutkusunu "İyi Ye, Sev, Yaşa" felsefesi ile yansıtan bu şef, tabi ki Wolfgang Puck'dan başkası değil.

Beverly Hills, Las Vegas, Hawaii, Londra, Dubai ve Bahreyn derken, "Spago" isimli ikonik restoranlarıyla mutfak sanatları, servis ve stil açısından trendleri belirleyen bu ödüllü Şef, eşiyle birlikte Ali Koç ve eşinin misafiri olarak geldiği Göcek, Bodrum ve İstanbul ziyareti sonrası Türkiye'den öylesine etkileniyor ki, restaurant açma teklifi geldiğinde, hayran kaldığı İstanbul'a da bir Spago Restaurant kazandırmayı seve seve kabul ediyor.


Oscar törenleri öncesinde merak edilen şeyler bellidir: Ödülleri kimler alacak, kimler neler giyecek ve bakalım bu sene yemekte neler olacak? 

Bunca yıldır Oscar töreni sırasında ve sonrasındaki baloda servis edilen ikramlarda kendi imzası bulunduğu için, tüm Hollywood yıldızlarıyla, kimin ne yediğini, en çok neyi sevdiğini, "adı gibi" bilecek derece "kankito" haline gelen Wolfgang Puck, düşünmüş taşınmış ve "evet belki tüm ünlü aktör ve aktrisleri tanıyorum ama hala Üşengeç Şefimle şahsen tanışamadıysam, henüz hayatın anlamını bulamamış olmam normal" demiş olmalı ki, geçtiğimiz Mart ayında yeni Spago'sunu açar açmaz, beni de özenle hazırladığı menüsünü birlikte tatmaya davet etti sağolsun:)


Bu sayede sima olarak Jack Nicholson'a çok benzeyen Wolfgang'la, içten bir karşılama sonrası, şaheserlerini ortaya çıkardığı, yaratıcılığın sınırlarını zorladığı o efsane mutfağında bir de açılış pozu vermeyi ihmal etmedik.



Zaten çok güleryüzlü bir kişi ama sohbetimiz esnasında fark ettim ki, çocuklarından bahsederken gözleri ayrı bi' parlıyor. Eh baba yüreği işte!:) Onların da kendisine Oscar törenlerine hazırlandığı esnada yardımcı olmayı çok sevdiğini söyledi. iPhone'dan fotoğraflarını gösterdiğinde fark ettim, henüz daha 8 ve 10 yaşında olan oğulları, babalarının mutfağında, o küçük yaşlarına rağmen, öylesine özenli ve ciddi çalışıyorlardı ki, babalarının mesleğinden keyif aldıkları belli.

Mevsim ürünlerini modern bir konseptle yorumlarken, Amerikan, Asya ve İtalyan mutfaklarından esinlenilen Wolfgang Puck’ın Spago menüsü; bu özelliği gereği, yerel pazarlarda o anda bulunan en taze ürünlere göre her mevsim değiştirilmesiyle meşhur. 


Eski Maçka Hotel'in yerine inşaa edilen St.Regis Hotel'in en üst katında açılan Spago, şık ambiyansı, güzel manzarası ve keyifli terasıyla, adım attığı anda insanı etkisi altına alan özel bir mekan olmuş.



Dışarıdaki etkileyici manzarayı bastırmamak adına, endirekt aydınlatmalı, loş bir ambiyansın hakim olduğu mekanda, çekilen resimler tabi yeterince ışık kaynağı olmadığı için ve ben flaşlı fotoğraf çekmeyi sevmediğimden, pek istediğim kalitede olamasa da, idare ediverin artık:)



Biraz mönüden bahsetmek gerekirse, özellikle ülkemizdeki balık ve baharat bolluğundan gözleri kamaşan Şefimiz, İstanbul'a özel Spago lezzetleri sunma konusunda cesur davranmış doğal olarak. 

İlk olarak Spicy Tuna Tartar Külahla açılış yaptık. "Sesamy Miso" denilen susam kaplı tatlı külahlarda servis edilen bu Tuna tartar, adı üzerinde ilk ısırıkta boğazdan hafif yakarak geçen, "hayat gibi", acıyı ve tatlıyı bir arada sentezleyen bir başlangıç oldu.


İkinci olarak masamıza methini bir gece önceki Demet Sabancı'nın davetinden de duyduğum Füme Somonlu Pizza geldi.


Onun tadına gelmeden önce, nezaketi ve güleryüzüyle masamızla ilgilenmelerinden çok memnun kaldığımız ekipten bahsetmeden geçemeyeceğim. En basitinden, ortamdaki ışık yetersizliğinden ötürü, yemek fotoğraflarını çekmek için uğraşıp dururken, bana kolaylık sağlamak adına, çok yardımcı olan bu genç, aynı zamanda ana dili gibi konuştuğu Amerikan İngilizcesiyle ve yemekler hakkındaki detaylı bilgi birikimiyle, bu özel davetin, daha da özel geçmesi için adeta pervane oldu.


Füme Somonlu Pizza'ya gelirsek, bu kadar methedildi ama, açıkcası somon ve pizza birlikteliği, hani "ne kadar iyi olabilir ki?" diye düşünüyordum ki, dereotlu hafif ekşimsi krema ve somon havyarından oluşan bu lezzete tek kelimeyle bayıldım! Sırf bu pizza için bile özel olarak gidilir:)


Yemeklerin yanı sıra, yaratıcı ve modern kokteyl karışımlarından iddialı örnekleri de burada bulabilmek mümkün. 



Lüks yemek deneyimini yeniden tanımlayan cesur ve yenilikçi yaklaşımıyla nam salan Mr.Puck'ın menüsünde, ünlü taş fırın pizzaları kadar, mezeler, el yapımı makarnalar, zengin antreler yanında farklı mutfaklardan esintiler taşıyan et, balık ve kabuklu deniz hayvanlarından oluşan tatlara da yer verilmiş.


İşte uzun zamandır yediğim en iyi Gnocchi'lerden biri....Ağır ateşte pişirilmiş kuzu eti, Ricotta ve Pecorino ile bu patatesli, basit İtalyan yemeğini bile, çok leziz hale getirmeyi başarmışlar.


Eşsiz Boğaz ve yemyeşil Maçka Parkı manzarasıyla nefes kesen Spago’nun; kahvaltı, öğlen ve akşam yemekleri servisi yayında, haftanın beş günü canlı DJ performansı sergilenen bir de Bar-Lounge bölümü bulunuyor.



Hint baharatları ve kereviz püresiyle hazırlanan bu enfes Dana yanağına ilaveten, Spago'nun diğer spesiyalleri arasında, Mavi Yengeç, Kanada Istakozu, Pekin Ördeği, Hong Kong Usulü Levrek Buğulama, Tatlı Soya Sosu Terbiyeli Kuzu Pirzola gibi çok özel lezzetler de bulunuyor. 


Mevsim meyveleriyle damaklarda bayram havası yaşatan tatlılar ise, Spago'nun yine iddialı olduğu konulardan:)


Denediklerim arasında ben en çok, çıtır çıtır hamuru ve tam kıvamında kremasıyla işte bu taptaze Çilekli Milföy'e vuruldum.


Tadı benim damak tadıma göre, biraz ağır gelse de, Sufle'nin sunumu ise üzerine dökülen eritilmiş çikolatası ve dondurmasıyla, tam bir görsel şölendi.
 

Dağ meyveleriyle servis edilen Merengue ve Frambuazlı Çikolata, masanın diğer ilgi çeken lezzetleri olsa da, dedim ya, ben tatlı konusu, kendim için zirvede yani Çilekli Milföy'le tam kararında kapattım o akşam:)


O zaman diyorum ki: "İstanbul'un zengin yeme-içme dünyasına hoş geldin, renk kattın Spago" :)



SPAGO iletişim Bilgileri
St. Regis Istanbul, Mim Kemal Öke Cad. No:35, Nişantaşı
Tel: (212) 368 08 08

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için çok önemli.
Üşenmez de web sitemin sağ en üstündeki "Bloguma Üye Olun"a tıklayarak sadece 2 saniyede üye olursanız, mesajlarınız "adsız" çıkmazlar ve ben de sizi isminizle tanıyabilir ve daha da mutlu olurum bilesiniz:)