reklam

Öyle Bir André Rieu Konseri İzledik ki Tadından Yenmez

Geçen gece André Rieu konserindeydim. Baştan söyleyeyim: Bu adam bi' harika dostum! :)

Şimdi size yalancıktan "ah ben klasik müziğe bayılırım, zaten televizyonda da sadece belgesel ve klasik müzik konseri izlerim" filan diye atıp tutmayacağımı, beni yakından tanıyan, devamlı okuyucularım çok iyi bilir. Bende her şey, neyse o! :) Opera, bale tarzı etkinlikler ve ağır klasik müzik konserlerine pek bayıldığımı söyleyemem.

André Rieu konser videolarımı aşağıda görünce, sizin de hak vereceğiniz gibi, o alışık olduğumuz, hani daha 5. dakikasında "ben müziğe böyle daha iyi konsantre oluyorum" yalanıyla gözlerin kapanarak, tatlı rüyalara dalınan, hatta iyice abartılıp, arada horlama sesleri duymaya bile pek şaşırmadığımız, sıkıcı klasik müzik konserleriyle hiiiç ama hiç alakası yok. Tam tersine, isteseniz de yerinizde duramıyorsunuz ki. 

andre-rieu-konseri-istanbul-usengec-sef

En başta, adamın kendisi inanılmaz derecede sevimli ve komik bir Hollandalı. Enerjisini o devasa salondaki, dip-köşe herkese ve her yere ışık hızıyla yayıyor ve izleyicilerinde bir anda, ne dert kalıyor, ne tasa... Bin yıllık dost gibi canayakın ve espirili...


Konserin en başında "Merhaba İstanbuuul! Dünyanın en iyi seyircisi ile evrenin merkezinde buluştuk. Müzik sayesinde, dışarıdaki soğuk havayı unutacak ve yüreğinizde sıcaklığı hissedeceksiniz” diyerek herkesi selamladı ve sözünü de tuttu valla:)



Dünyanın en önemli müzisyenlerinden kabul edilen André Rieu, hem harika bir kemancı, hem de aynı zamanda bir orkestra şefi... Sinan Erdem Spor Salonu’nda dün gece izlediğimiz konsere de dünyanın en iyi orkestralarından 80 kişilik Johann Strauss Orkestrası ile ve dünyanın dört bir köşesinden gelen kadife sesli tenör ve sopranolarla birlikte sahne aldı.



Yoğun istek üzerine Türkiye’ye 2. kez gelen ve  olimpiyat statlarında konser verebilecek kadar talep gören tek klasik müzik sanatçısı olan André Rieu, dün gece sadece beni değil, kendisini izleyemeye gelen binlerce kişiyi büyüledi. 

Bugüne kadar dünya müzik listelerinde onlarca kez liste birinciliği, yüzlerce kez platin albüm ödülü gibi başarıları elinde tutan ve Klasik Müziğin Madonna’sı” olarak kabul edilen André Rieu'nün sahne şovu ve eser aralarındaki eğlenceli konuşmaları, jest ve mimikleri gerçekten görülmeye değer.



Rengarenk ve gösterişli tuvaletler içindeki vokalistlerinden, orkestrasına, tenörlerinden, sopranolarına ekibindeki herkes de aynen onun gibi, klasik müzik konserlerinde alıştığımızın aksine, çok güler yüzlü, doğal ve içtenler... Bir ara "Espana Cani" çalarken ve herkes bir matador edasıyla eslerde "Olley" diye naralar atarken, salona bir anda koca bir boğa daldı ve gözüne kestirdiği ilk kırmızılı kadını kovaladı durdu. Tabi ki de şovun bir parçasıydı. Yoksa şansına o gece kırmızı kazak giymiş birisi olarak, hemen arazi olurdum:)


Babasından aldığı keman eğitimi ardından, iddialı bir konservatuar eğitimi gören müzisyen, Johann Strauss'un valslerine getirdiği yorumlarıyla "Waltz King" (Valslerin kralı) olarak adlandırılmaya başlamış. 

andre-rieu-konseri-istanbul

Perşembe gecesi de onlar en meşhur valsleri çalarken, izleyiciler de yerlerinde duramayıp, müzikle birlikte yerlerinde sallanmaya başladı başta... Derken bir baktık ki pek çok çift kalkıp, içinden geldiği gibi vals yapmaya başladı. Bizim bulunduğumuz yerde de müsait alan olsaydı, beni kimse tutamazdı ve eşimi illa ki ikna ederdim. Zamanında düğünümüz için vals dersi almış biri olarak, en sevdiğim, en asil bulduğum ve bir çifte en çok yakıştırdığım dans türüdür kendisi:) Bir de Tango var tabi, hakkını yememeli...


andre-rieu-konseri-istanbul

Yaptığı müzik sayesinde, birbirini hiç tanımayan insanların konserlerinde tanıştığını, kaynaşıp arkadaş olduğunu söylediğinde, belki çoğu insan içinden "hadi canım, ne alaka?" demiş olabilir ama konserin sonunda birbirini tanıyan tanımayan herkes bir arada, ağızları kulaklarına varacak derecede mutluluk sarhoşu olmuş bir halde, danslar eder hale gelmişti. "Yalnız olmadığınızı hissettirmek ve müziğin evrensel dili ile mutluluk yaymak beni çok memnun ediyor” demekte ne kadar haklı olduğunu da bu sayede bir kez daha ispatlamış oldu.

Bir ara Hollanda Kralı ile evlenen Arjantin asıllı yeni kraliçe Maxima'nın düğünlerinde bir Arjantin enstrümanı olan "bandoneon" çalındığı anda, ülkesinden ne kadar uzaklara gelin gittiğini hissederek, göz yaşlarına hakim olamadığını, ama sonra eşinin kendisine sarılarak, onu teselli ettiğini anlattı. Bu sıla hasreti dolu romantik hikayenin ardından ise aynı bandoneon sanatçısını sahneye davet etti ve yaşlı tonton amcanın, entstrümanını tek kelimeyle "konuşturmasına" şahit olduk.

andre-rieu-konseri-istanbul

André Rieu’nun Türk hayranlarına en güzel sürprizlerinden biri ise konserinde Türkçe parçalar da çalması oldu.
Artık bu son şarkımız dediği anda bütün salon "aaaa" dedikçe, bir kaç kez daha birbirinden güzel şarkılarla bis yapan sanatçı, "hadi artık evinize gidin, uyuyun" dedikçe, millet hep bir ağızdan "nooooo" diye bağırıyordu. Kimseyi kıramayıp, tekrar tekrar geri gelip, en sonunda yine Türk müzisyenleri davet ederek, tüm orkestra "Üsküdar'a Gider İken", "Hatırla Sevgili O Mes'ut Geceyi" ve hatta "Kasap Havası"nı bile çaldılar. Herkes bir anda havaya girdi ve salon, sanki binlerce kişilik çok neşeli bir düğündeymiş gibi bir anda birbirine kenetlenmiş, koştura koştura dans eden mutlu insanlarla doldu.



Size bu satırları hiç zaman kaybetmeden yazmak istememin en önemli sebebi, eğer imkanınız varsa, bu akşam (29 Kasım Cumartesi) Ataşehir'deki  Ülker Sports Arena’da yapılacak konserine de belki bu satırları okuduktan sonra gitmek isteyebileceğinizi düşünmem... Tabi bilet kaldıysa :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için çok önemli.
Üşenmez de web sitemin sağ en üstündeki "Bloguma Üye Olun"a tıklayarak sadece 2 saniyede üye olursanız, mesajlarınız "adsız" çıkmazlar ve ben de sizi isminizle tanıyabilir ve daha da mutlu olurum bilesiniz:)