reklam

Bu Buket Yeniyor:)

Yeni taşındıkları ofisine göndererek yaptığım sürprizden sonra orada çalışan herkesin bir anda hayranı olduğu, gidip gelip yiyerek, devamlı bana teşekkürlerini ve sevgi dileklerini ilettikleri Meyva Sepeti hediyemden, Eşim öyle memnun kalmış olacak ki, benim doğum günümde de o bana benzer bir sürpriz yaptı sağ olsun:)


Kapıyı bir açtım ki, az önce gelen kucak dolusu çiçeklerden sonra, şimdi de Frutation'ın meyve buketi... Ben tabi hem şok, hem ağzım kulaklarımda... Teslim eden kişi, paketi uzatırken, "yalnız dışarısı sıcak, çikolatalar eridi, hemen yemeyin, önce biraz buzdolabında bekletin" dedi ve gitti.

Çikolatalı Kek Tarifi

Bu aralar nedense çikolatalı Kek ve Kurabiyeye takmış durumdayım. Friends'i izlerken birinin elinde gördüm sanırım, görmez olaydım. O gün bugündür burnumda tütüyor. Dışarıda tam aklımdakini bulamayacağım düşüncesiyle, hiç maceraya atılmadım. Açıkçası içi boş çıkacak bir sünger kekle karşılaşırsam yaşayacağım hayal kırıklığından çekindim.

Onun yerine kendi istediğim gibi bir keki, üşenmeyip yapayım ve sevdiklerimle de paylaşayım dedim. Bilmem iyi etmiş miyim?




P.F. Chang's İstanbul 1 yaşında:)

Uzun zamandır yazmak istediğim mekanlardan biri de P.F.Chang's'di. İstanbul'daki şubesinin 1. yıl dönümünü kutladığı zamana nasipmiş demek ki bu yazı... Zaman nasıl da hızlı akıp gidiyor:)



İlk olarak 1993 yılında kurulan ABD-Arizona merkezli ve Kanada, Güney Amerika, Filipinler, Orta Doğu ve Türkiye'de 225’ten fazla restoranı bulunan China Bistro markası P.F.Chang’s, Amerikan stiliyle hazırlanmış baştan çıkarıcı Çin lezzetlerinin, bir kaç kişi paylaşabilecek kadar büyük ve bereketli porsiyonlarıyla keyfini yaşamamız için Etiler Nisbetiye caddesi üzerinde bizi beklerken, kendisini daha fazla sabırsızlandırmak olmazdı. 

Bu yazıyı yazmam biraz gecikmiş olsa da, ilk müdavimleri arasında olduğum ve alamet-i farikası, girişindeki "iki görkemli at heykeli" olan bu restaurantı sizlere de biraz anlatmak isterim:)

Peynir ve Maydanozlu Sahanda Yumurta Tarifi

Uzun zamandır aklımdaydı... Beyaz Peynirli ve Maydanozlu bir Yumurta kırayım. Ama evde ya maydanoz yok, ya tazeliği gitmiş ya da var olan yumurta başka şeye lazım filan derken, bir türlü nasip olmadı işte.


Derken geçenlerde bütün gerekli malzeme ve koşullar nihayet sağlanmış bir haldeyken, benim de canım çekince, hemen daldım mutfağa ve enfeslikte sınır tanımayan bir sahanda yumurta çıktı ortaya:)


peynir-maydanoz-sahanda-yumurta-tarifi

Kemal Sunalsız geçen 13 Yıl...

Yıllar nasıl da akıp geçiyor. Bir bakıyorum daha ben "2013" yazmaya yeni yeni alışmışken, koca sene bitti bitiyor neredeyse. Düşünsenize yakında yeni yıl süslemeleri başlar her yerde... 

Aynı şu çok sevdiğim şarkıdaki gibi hislerim...


"Rüya gibi uçan yıllar
Biraz durun 
Durun biraz
Kaybolan günlerim için
Hesap sorun
Sorun biraz"

Tiyatro Karnaval - Bu Filmi Görmüştüm

Tiyatro sevgisiyle büyütülmüş bir çocuk olarak, hiçbir şey yapamasam, okuldan geldiğimde, Radyo Tiyatrosunu açar, gözlerimi kapar ve hayallere dalarak full-konsantre dinlerdim. Tonlamalar ve ses efektleri çok etkileyici gelirdi. 



Babam da bize her hafta sonu için, kombine maç bileti alır gibi, tiyatro bileti alır ve ben o gün, o saatte tiyatroya gideceğimizi bilir, "insanı, insana, insanca, insanla anlatan" bu sanat dalına, değer veren bir ailem olduğu için, içten içe ayrı bir sevinç ve gurur duyardım.


  
"Acaba bu sefer nasıl bir dekorla karşılaşacağım" diye o kadife perdenin açılmasını sabırsızlıkla beklerken, altın varaklı tavan süslemelerinin detaylarını ilgiyle inceler, arada bazen son dakikalarda hissedilen koşuşturmalar ve perdede hafiften kıpırtılar olduğunda, arkadaki oyuncuların telaşına ortak olan heyecanım tavan yapar, oyun başlayıp, bir de üstüne o diyaframdan gürül gürül gelen sesleriyle oyuncular sahneye girdi mi, artık iyice büyüsüne kapılır, bu rengarenk ve canlı dünyanın içine balıklama dalar giderdim. 

Üşengeç Şef'i Tanıyalım:)


İsmi: ÜŞENGEÇ ŞEF

Misyonu: Hayat görüşü "Üşeniyorum... Öyleyse yarın!" olan ve her şeye olduğu gibi, yemek yapmaya da üşenenlerin içindeki, yemek yapma sevgisini ve yeteneğini bulup gün yüzüne çıkarmak:)

En Stratejik Becerisi: Adım adım fotoğraflı ve çoook basit anlatımlı yemek tariflerini, en samimi ve akıcı dille klavyeye dökmek:)



"La Vie En Rose"da 5 Çayı


"La Vie En Rose" deyince, benim için akan sular durur. Edith Piaf'la efsaneleşen, en sevdiğim Fransızca sözlü şarkılardan biri olan bu isimdeki eserin, İngilizcesi'ni de, bence en güzel Louis Armstrong seslendirir. 
Bu aralar ise favorim; Jazz versiyonuyla onu tam da istediğim mükemmellikte yeniden yorumlayıp, beni benden alan Sophie Milman'dan dinlemek... Zevkime bir şans verin bakalım, bu versiyonundan sizin de hoşlanacağınızı umuyorum:)


Yılmaz Özdil'le Söyleşideydik

Hürriyet Bumerang Deneyim Günleri etkinliklerinden birinde daha, bu kez Yılmaz Özdil ile bir araya gelmek üzere Hürriyet Dünyası'nda buluştuk.

Sosyal medyanın aktif üyelerinden olan bloggerların oluşturduğu bu 10 kişilik ekiple beraber, günlük köşe yazılarını sürekli takip ettiğim Yılmaz Özdil'le heyecanlı ve hararetli bir sohbet gerçekleştirdik.



Soru-cevap tarzında ilerleyen sohbet esnasında, üzerinde durulan en önemli konu başlıkları hakkında bilgi vermek gerekirse; 


"Anne Ben Barbar mıyım?" 13. İstanbul Bienali'nin Ardından...

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve Koç Holding sponsorluğuna bu sene ilk defa ziyaretçilerin ücretsiz giriş yapabildiği İstanbul Bienali'ne, Mekanist guruları olarak davetliydik. Kültür ve sanat dolu, kaliteli ve eğlenceli bir gün geçirdik. Keyfimize diyecek yoktu. 



Şunu söylemeliyim ki, sergilenen eserleri daha iyi kavramak için bir rehber tutmak çok fark yaratıyor.

Sırf ufkumuz açılsın diye bile çoluk çocuk hep beraber gitmek gerektiğine inandığım bu tarz etkinlikleri lütfen mümkün olduğunca sizler de takip etmeye çalışın:)

Sanatseverler için biraz da 13. İstanbul Bienali'nin içeriğinden bahsederek, gidenleriniz için yakın hatıraları canlandıran, gidemeyenleriniz için de neler kaçırdığını anlatan bir şeyler paylaşayım madem:)