reklam

Alura Boutique Hotel - Alaçatı

Her yıl Alaçatı'ya en az bir kere gideriz.  Bu da artık, senelik tatil ritüelimizin bir parçası haline geldi...



Aradığımız kriterlere göre yeni bir yer araştırırken, okuduğumuz olumlu yorumlarla ve sunduğu hizmetlerle, dikkatimizi çeken bir butik otelde karar kılarak, rezervasyonumuzu yaptırdık. 

Alaçatı Çarşısı'nda Tuval Restaurant vardır, bilenleriniz bilir... İşte onun yanından girince yaklaşık 50 metre yürüme mesafesinde bulunan otelimize geldik. Bizim gibi bu çarşıyı ve içindeki dükkan ve restaurantları sevenler için, konumu bi' harikaymış gerçekten! 



"Alura" isimli bu butik otelin, sokak kapısından içeri girdiğimiz andan itibaren, beyaz ve akua mavisi tonlarında ve aşırı özenle dekore edilerek, çiçeklerle cennete döndürülmüş bir mekana adım atmış olduk. 

Hepsi birbirinden misafirperver ekibiyle bizi karşılayan, otelin güler yüzlü ve nezaket abidesi sahibesi İpek Hanım, ilk olarak bizi bir yorgunluk kahvesi teklifiyle, o muhteşem çiçek aranjmanlarıyla göz alan kamelyalarında ağırladı. 



İpek Hanım'ın da, ailemizin "frankofon" özelliğine uygun olarak, yine aynı alt yapıdan geliyor olması ve ince zevkiyle otele kattığı detaycılığı bizi çok etkiledi. 

Kendisinin bir numaralı sağ kolu olan ve aynı zamanda üniversitede yüksek lisans öğrencisi olan Erkan Bey ise, normalde günler öncesinden rezerve yaptırılması gereken restaurantlara bizim gibi müşterilerini önceden düşünerek, yer ayırtmasıyla ve gerekli bütün organizasyonları bizim için asiste etmesiyle kalbimizi fethetti ve hemen aileden biri oldu bizim için... 



Mesela neresi diye merak edenleriniz için "Asma Yaprağı" desem??? En az 4-5 gün öncesinden rezervasyon gerektiren bu restauranta, otelimizin düşünceli işletmecileri sayesinde, önceden yerimiz ayrıldığı için, hemen  o Cumartesi akşamı, imkan bulup gidebildik. Peki, nasıl mıydı? Durun, onu da daha sonra anlatacağım. Gezme hızımıza yetişemiyorum ki ama haksız mıyım? :)

Odalarımıza çıktığımızda yine aynı kalitede bir ortamla karşılaştık. Geniş, ferah ve tertemiz, zevkle döşenmiş bir oda ve banyo... 



Hatta odanın bir köşesinde, eskilerin "Cumba" dediği, pencere hizasında dışarı doğru ekstra bölümden oluşan yastıklı bir köşe bile mevcut.İstersen kurul oraya ve oku kitabını işte! Mis gibi sakin bir ambiyans. Tabi, bu bahsettiğim özellikler, otelin 2. katında yer alan ve nispeten daha büyük olan odalara ait...  Alt kattaki, single yataklı odalarda ise, bahçe ile bağlantınız ve kendi kullanımınıza özel ferforje masa ve sandalyeleriniz var.



Ben karakter olarak, tatilde de olsam, normal hayatımda her gün kullandığım ürünlerin, kıyafet ve ayakkabılarımın yanımda, etrafımda olmasını isterim. O yüzden biraz fazla eşya taşırım yanımda. Aaa! Ne kadar da tanıdık geldi değil mi, bir çoğunuza bu durum? :) Ama başkalarından farklı olarak, ben hepsini tek tek kullanırım, boşuna getirip, hiç dokunmadan geri götürdüğüm şeyler, pek olmaz yani aralarında... 

Girer girmez hemen yerleştik. Artık saat, öğleden sonrayı bulduğu için, daha tatilimizin ilk gününden hiç de öyle koştur koştur beachlere gitmek gibi bir derdimiz olmadı. 

Sakin sakin, otelimizin keyifli havuzu etrafındaki şezlonglarımıza yerleşip, 50 faktörlü güneş korumalarımızı sürüp, Pembe güneş şapkamın altında hem biraz güneşlenip, hem de tatil kitabım olan Dan Brown'ın Cehennem kitabına başladım nihayet. 

Önceki tatilde, "ilk okuyan" olma hakkını, eşime tanımıştım. İşte şimdi sıra bendeydi. "Cennet gibi" bir ortamda "Cehemmen" isimli bir kitabı okumak... İşte, "paradoks" diye ben, buna derim:)

Temiz hava, bol güneş... Az sonra bi' acıkma hissettik ve otelin menüsünü inceledik. Mantısından, Makarnasına, Sosis tavasından, Salata çeşitlerine kadar pek çok alternatif arasından Bolonez Soslu Spagetti'de karar kıldım. 



İsmi gibi yüzü ve gözlerinin içi her daim gülen Güler Hanım'ın maharetli elleriyle hazırladığı o taptaze, mis gibi makarnanın tadını çıkarıp, biraz da gölgede şekerlemeden sonra, havuz keyfi yaptık hep birlikte.

Akşam üstüne doğru ise sıcacık kekler ve birbirinden lezzetli kurabiyeler eşliğinde sunulan 5 Çayına geldi sıra... İzzet ikram her seferinde şıklık ve lezzetiyle göz doyurucuydu...



Tatildeyim diye, evimin konforundan geri kalmak, beni biraz gerebilir. Oysa bu otelde her şey aynen evdeki gibi... Yemekler nefis. Etraf tertemiz ve huzur dolu. 

Belki sizin için ufak bir detay ama; Banyodaki Saç kurutma makinesi, başka otellerdeki gibi sık sık durmadan, beni deli etmeden çalışıp, saçlarımı "Kurabiye Canavarı"na döndürmeden kolayca kuruttu. Bu bile benim nazarımda harika bir his işte. Yoksa çok bilirim onca eşyaya ilaveten yanımda, kendi profesyonel makinemi da taşımadığım için pişman olduğum anları:)

Geçirdiğimiz her saniye, daha çok büyüsüne kapıldığımız bu otelin, her sabah farklı lezzetlerle bizi bekleyen kahvaltısının sunumu ise heyecan verici zevk ve güzellikte. Ev yapımı reçeller, çeşit çeşit zeytinler, peynirler, ekmekler, zevkinize uygun şekilde hazırlanan yumurtalar, börekler... İyi bir kahvaltı denilince, aklınıza ne gelirse artık:)


Tatlı ile tuzluyu karıştırmayı sevmeyenler illa ki vardır ama peynirle reçel, ya da kaymakla nutella, nasıl da yakışırlar aslında birbirlerine... Hiç öyle "ıyk" diye dudak bükmeyin. Aynı tepkiyi annem de vermişti zamanında bu ilginç bulduğu önerime...  Sonra büyük ısrarla "bir lokmacık dene n'oolur" diye peşinde koşturduğumda, beni kırmayıp bir şans verince, hemen ertesi günü Nutella alındı evlerine:)


Bize rüya gibi bir tatil yaşatan Alura'dan, tatilimizin sonunda ister istemez ayrılırken, düşündüm de... "Hiç mi dezavantajı yoktu burada tatil geçirmenizin?" derseniz, onu da belirtmeden geçemeyeceğim ki; Alura Otel, bizim butik otellerden beklentimizi çok farklı, çok yüksek bir boyuta taşıdı. 

Artık buradan sonra, hep buradaki hizmet kalitesini arayacak, kıyaslama yapacak ve maalesef başka bir oteli öyle kolay kolay beğenemeyecekmişiz gibi geliyor bana. Eyvah ki, ne eyvah! Desenize, her gittiğimiz yerde bir Alura olmazsa bundan sonra işimiz iş! :)  

Eylül ve Ekim'de, Çeşme çok daha keyifli olur şimdi. Popülaritesinin getirdiği o gereksiz kalabalıklardan uzak... Daha dingin... Daha sakin... Çok daha huzurlu...

İlgilenenler olursa, bizim gideceğimiz tarihlerde odaların tamamını doldurmamanız koşuluyla, otel iletişim bilgilerini de veriyorum:)

Alura Boutique Hotel
Adres: Yeni Mecidiye Mahallesi, 3005 Sok. No 3, Alaçatı, İzmir
Tel: (0232) 716 02 77
www.alurahotel.com


Booking.com

9 yorum:

  1. Anlatılması mümkün değil ama siz gerçekten çok güzel betimlemişsiniz. Alura, otel değil, bir konuk evi adeta. Ipek Hanım'a ince zevki ve özverisi için gerçekten sonsuz teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşüncelerinize aynen katılıyorum Cemal Bey:)

      Sil
    2. Hislerimizi kaleme aldığınız için teşekkürler.

      Sil
  2. Bu sabah tüm Alura ekibi çok büyük bir heyecan ve mutlulukla Alura yazınızı okuyup, inanılmaz mutlu olduk. Sizi Alura ziyaretiniz boyunca daha yakından tanıma şansımız olduğu için böyle bir yazının sizin kaleminizden çıkması bizi çok onurlandırdı. Şu ana kadar tüm gazete ve dergilerde çıkan yazılardan daha detaylı, güzel ve Alura ruhunu en iyi şekilde yansıtan bu yorum bizim için aldığımız en güzel hediye. Sizi ve ailenizi ağırlamak, Alura terasında yaptığımız sohbetler, doğum günü kutlamamız enerjimize enerji, neşemize neşe kattı. Ziyaretiniz için bir kez daha teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili İpek Hanım,

      Oteliniz Alura hakkında, naçizane izlenimlerimi kaleme dökmeye çalıştığım bu yazımda, bizi evimizde hissettirdiğiniz tatilimiz esnasında aldığımız hizmetin kalitesini ve yaşadığımız keyifli zamanların tasvirini ne kadar anlatsam, yine de yeterli gelmeyeceğini düşünüyorum.

      Sizi ve ekibinizi estetiğe olan özeniniz, detaycı yapınız ve en önemlisi misafirperverliğinizden ötürü tekrar tekrar tebrik etmek isterim.

      Sevgilerimle,
      Üşengeç Şef

      Sil
  3. huzur verici bir yer belli çok beğendim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten hayalimdeki oteli buldum:)

      Sil
  4. Yazınızdan ve resimlerden ne kadar sıcak, temiz ve kaliteli olduğu belli oluyor...

    YanıtlaSil

Yorumlarınız benim için çok önemli.
Üşenmez de web sitemin sağ en üstündeki "Bloguma Üye Olun"a tıklayarak sadece 2 saniyede üye olursanız, mesajlarınız "adsız" çıkmazlar ve ben de sizi isminizle tanıyabilir ve daha da mutlu olurum bilesiniz:)